İşimizi zora soktuk Yazık oldu. Elimizdeki bir fırsatı daha kaçırdık. Artık ikincilik şansımız bile zor. Ersun Yanal basın toplantısında oyuna hızlı başlayıp rakibi kendi sahasına kapatacağını söylemişti. Aslında dediğini de yaptı (başlangıç olarak). Hızlı başladı ama yüksek tempolu oyunumuz sadece 10 dakika sürdü. Zaten o tempoyu uzun süre devam ettirebilmemiz mümkün değildi. Yunanlılar savunma işini Avrupa'da en iyi yapan takımlardan biri. Akıllı ve bilinçli kapanıyorlar. Otto Rehhagel'le bu taktiği bayağı benimsediler. Kolay açık vermiyorlar. Galibiyet isteyen rakiplerini böylece yormaları basitleşiyor. Asla aceleci değiller. İlerleyen dakikalarda da etkili çıkışlar yapıp gol arıyorlar. Aslında adamlar böyle oynaya oynaya Avrupa şampiyonu oldular. Taktikleri çok net bir şekilde belli. Buna karşılık biz ne yaptık? Dörtlü savunmamızın önüne iki ön libero Hüseyin ve Tolga'yı koyduk. Onların önünde Yıldıray, Gökdeniz, Emre, ilerde de Fatih. Görünüşte 4-2-3-1 taktiği var ama rakibin 9 kişiyle kapandığı zaman sahada rakamlar bir işe yaramaz. Maalesef bu tür oyunlarda herkes bildiğini okuyor. İlk devre kanatlarımızı çalıştırmadılar. İkinci devre Tuncay'ın girmesiyle sol kanadımız takım arkadaşı Ümit Özat ile beraber iyi kullanılırken, sağ kanadımız gittiği anlarda Yıldıray ve Almanya'dan gurbetçi arkadaşı Hamit'le hareketlendi. Demek ki birbirlerini tanıyan insanların yan yana oynaması daha iyi oluyormuş. Fatih Tekke uzun Yunan savunması arasında kayboldu. Ama iki top geldi ki bildiğimiz Fatih bunları gol yapmalıydı. Bir Ümit Özat'ın bir de Serkan'ın indirdiği toplar yüzde yüzlük pozisyonlardı. Aslında baskılı oynar gibi göründüğümüz anlarda pozisyon bulmakta zorlandık. Tuncay'ın çok zor da olsa iki gollük vuruşu vardı. Ama adamların da bu arada direkten dönen ve Rüştü'nün kurtardığı toplarını da unutmayalım. Orta göbekteki ikili Hüseyin ve Koray oyun kurmakta zorlandılar. Çok pas hatası yaptılar. Ersun Yanal'ın Koray'ı Tuncay'la değiştirmesi doğruydu. Gökdeniz etkisizdi. Onu da Necati ile değiştirme hamlesi de doğruydu. Yıldıray ve Hamit beğendiğim isimlerdi. Geride Tolga ile İbrahim Toraman da hatasız oynadılar. Rüştü de iyiydi. Fakat asıl maçı kazandırması gereken Emre, Gökdeniz ve Fatih üçlüsü maalesef yoktular. Neticede ne desek boş. Yenmemiz gereken bir maçtı. Galiba vuslat gene başka bahara kaldı. Ukrayna tepede yalnız. Yunanistan ikincilik yolunda önemli adım attı. Biz ise öyle görünüyor ki kendi kaos ortamımıza geri döneceğiz. Hakan Şükür oynamalı, Ersun Yanal istifa, vıdı vıdı, vıdı vıdı... Zaten hayatımız böyle geçmiyor mu!