2006 yolundaki en kritik maçta Yunanistan'ı deviremedik. Yanal'ın tek forvetli sistemi gol için yetersizdi. Yıldızlar da sönük kalınca, ikincilik hedefinden uzaklaştık. 4 maçı da kazanamazsak, Almanya sadece hayal olur..
YEREL KRAL FATiH Umutlu ve hırslı çıktık sahaya... İlk yarıya hızlı başladık, gol pozisyonu da bulduk ama atamadık. İkinci yarıda rakibi ablukaya aldık. Ancak Türkiye gol kralı Fatih Tekke, kalabalık Yunan savunması arasında kayboldu, yakaladığı az sayıdaki fırsatı ise cömertçe harcadı.
iSTiFA EDERSUN Komşunun bir topu direkten döndü. Gökdeniz, Koray, Emre bekleneni veremedi. Yıldıray kırmızı kart gördü. Tribünler "Ersun istifa, Hakan Milli Takım'a" diye bağırdı. Çarşamba günü Kazakistan'ı yenip Ukrayna'nın Yunanistan'dan puan almasını bekleyeceğiz.
***
Yine aynı nakarat
Yunanistan'ı elinden kaçıran Milli Takım Almanya yolunda bir fırsat daha harcadı.
Her iki taraf için de çok önemli bir karşılaşmaydı. Ama Ukrayna'nın 5, Yunanistan'ın 2 puan gerisinde olan Türkiye için apayrı bir önemi vardı, kuşkusuz. Tribünler her zaman hayal ettiğimiz güzellikteydi. Daha önceki maçlara fazla ilgi göstermeyen İstanbul seyircisi, rakibin Yunanistan olmasından mı, yoksa kritik bir karşılaşma olmasından mı bilinmez stadı tıklım tıklım doldurmuştu. Herkesin maça, tribünleri portakal bahçesine çeviren Hollandalılara nazire yaparcasına formalarını kuşanarak gelmesi ayrı bir güzellik oluşturdu. Yunan milli marşının ıslıklanması ve -az da olsa- sahaya atılan yabancı maddeler de olmasıydı her şey daha da süper olacaktı. Milliler, karşılaşmaya ultra-mega ne derseniz artık, acayip hızlı başladı. Oyunu rakip sahaya yıkan ayyıldızlılar, uyguladıkları pres ve sağdan soldan ataklarla Yunanlıları şaşkına çevirdi. Bu baskı 7. dakikada Emre'nin iki vuruşu ile taçlanırken, birisinin kalecide kalması, diğerinin yan ağlara gitmesi ise üzücüydü. Bu dakikalarda Ümit Özat, Yıldıray, Gökdeniz, Hamit yıldızlaşırken, oyuna topu geç sokan Nikopolidis -ki bu maç sonuna kadar devam etti- ile Yunanlı oyuncuların yavaş hareketleri sayesinde millilerin hızı kesildi. Yunanistan oyunu dengelerken, maç orta sahada bir karmaşaya döndü. Aynen ümitler de olduğu gibi iki takım da ayağında top tutmakta zorlandı. Karşılaşmada gözler bir yandan da teknik direktör Otto Rehagel'in dişçisi Markus Merk'teydi. Merk, kart çıkarmayarak Yunanlıların sert oyununa göz yumarken, 38'de Gökdeniz'e ise sarı kartını kullanmaktan çekinmedi. Pozisyonsuz ilk yarının ardından ikinci 45 dakikada, maçın başına tıp tıp benzer bir şekilde start aldı. Tek fark millilerin tempolu oyununa Tuncay'ın eklenmesiydi. 48 ve 49'da milliler, Fatih ile iki önemli pozisyondan yararlanamazken, 53'te golü kaçıran isim Tolga'ydı. 55. dakika herkesin nefesini tuttuğu, bir başka deyişle tüm stadın buz kestiği dakikaydı. Son adam olan İbrahim Toraman topu es geçince, Giannakopoulas, Rüştü ile karşı karşıya kaldı. Bu oyuncunun vuruşunda top direkte patladı. Hemen ardından Karagounnis'in vuruşunda bu kez Rüştü başarılıydı. 69 ve 71'de Hamit'in adrese teslim ortalarında Tuncay son vuruşu yapamadı. 75'te sakatlanan Emre yerini Serkan'a bırakırken, 82. dakikada kral Fatih'in Serkan'ın ortasına gelişine vuramaması umutların iyice azalmasına yol açtı. İlk yarıda rakibine gereksiz bir tekme atan Yıldıray, 90. dakikada bu kez abartılı bir itirazda bulununca takımın en ihtiyaç duyduğu bir dönemde kırmızı kartla oyun dışında kaldı. Bu kırmızı aynı zamanda Türkiye'nin Almanya yolculuğuna gösterilmiş bir kart gibiydi. Dünya Kupası yolunda Yunanistan'ı bir kez daha yenme başarısı gösteremeyen milliler, bir fırsatı daha cömertçe harcamış oldu.
Bülent CAN