Şimdi Rıza zamanı Yanıldığımı hiç sanmıyorum. Onu ne zaman görsem duruşundan, bakışından, yürüyüşünden ne demek istediğini; gayet açık seçik ve net olarak anlayabiliyorum. Rıza Çalımbay'ın Akçaabat'taki son düdüğe kadar kafasına yerleştirdiği ancak seslendirmediği altyazıda şu sözcüklerin yan yana geldiğinden hiç kuşkum yok: "Bizi seneye görün." Rıza için gerçek teknik direktörlük bugünden itibaren başlıyor. O, Beşiktaş'ta 6 ayda 6 yıllık deneyim kazandı. Alt sıralara yuvarlanmış bir takımı ikinci yarının lideri yaptı. Beşiktaş'ı Beşiktaş gibi oynayan, yılın maçına imza atan takım durumuna getirdi. "2 ekmek 1 süt" pankartıyla yıkılmadığı gibi Türkiye'nin desteğini arkasına aldı. Yanlış bir transfer politikası izleyeceğini sanmıyorum. Ancak şunu da bilmeli ki, gönderilecek ve gelecek bazı futbolculara rağmen Beşiktaş'ın hala karmaşık bir kadro yapısı var. İki yabancı olacaksa, bunlardan birinin Giunti'yi andırması, ötekinin de ortanın solunda Milan'lı Serginho'ya benzemesi gerekiyor. Böyle birilerini bulabilirse Ahmed Hassan ve Pancu'ya hiç gerek kalmayabilir. Hatta bir zamanlar moda olan "Tümer bile yedekte kalabilir" sloganı yeniden manşetlere taşınabilir. Orta sahayı toparlarsa Sergen'in durumu ne olur, o da soru işareti. Rıza'nın işi hem kolay, hem çok zor. Gelecek futbolcuların az ama kaliteli olması, gönderileceklerin çoğalmasına bağlı gibime geliyor. Bildiğim bir şey var. Kadro hala şişkin. Bugünlerde kıyamet koparsa şaşırmam!