Recm cezası kimin eseri! Diyarbakır Atatürk Stadı'nda yaşanan 'vahşet', aslında çok önceden öngörülebilir şeyler değil miydi? Aynı statta Trabzonspor maçında yaşananlar o utanç gününün habercisi değil miydi? Peki sorumlu kim? Trabzonspor maçından sonra o sahayı kapatmayanlar mı, yasayı uygulamayanlar mı, yoksa o taşları atanlar mı? Yoksa her türlü hassasiyetin içine sızıp olayı 'intifada' provasına çevirmeye meyilli provokatörler mi ? Kim ne derse desin, bu olayların baş sorumluları yasaları uygulamayan ya da adamına göre uygulayan ve yasaya göre karar veremeyen kişilerdir. Diyarbakırspor'un sahası 'medyatik linç'ten korkanlar tarafından kapatılamamıştır. Çünkü saha kapatıldığı taktirde, F.Bahçe maçı tarafsız bir sahada ya da seyircisiz oynanacaktı. Atılanlara taş demek taşyüreklilik, en azından taşkafalılıktır. Orada atılanlar, kelimenin tam anlamıyla 'kaya'dır. Bir insana çok rahatlıkla beyin travması geçirtebilecek irilikte.. Peki Diyarbakırsporlulara bir yakın tarihten hatırlatma yapalım. Bu takım lige çıksın diye, Türkiye'nin en köklü kulüplerinden Altay takımı katledilirken, ertesi sene de bu kez ligde kalsın diye yine Altay Kulübü feda edilirken ne düşündüler acaba? Bir de kendilerini Altay taraftarının yerine koysunlar öyle düşünsünler. Kim ne derse desin, tıpkı Trabzonspor maçında olduğu gibi, bu maçta yaşananların da, maçla ve saha içindeki kararlarla uzaktan yakından bir alakası yoktur. Devlet politikası ile kulüp çıkaranlara, koruyup kollayanlara bir soru: Ya bu maçla Diyarbakırspor'un ligden düşmesi kesinleşseydi, neler olurdu? Tedbir alınamaz mıydı! Bir de Diyarbakırspor tribünlerinde ve çok kritik bir dönemeçte iken rakip takım formalarıyla küfür kıyamet giden, ajitasyon çeken arkadaşlara sözümüz var. Aklınızdan zorunuz mu var kardeşim? O maçtan 4 gün sonra tribünlerin yarı yarıya paylaşılacağı bir kupa finali oynanacak. Üstelik Şampiyonlar Ligi Finali'nin provası niteliğinde. Tam 9 yıl sonra iki ezeli rakip kupa finalinde karşı karşıya gelecek. Taraftar sayısı eşit olacak. Ondan 11 gün sonra da yine bir derbi maçı oynanacak. Şiddet bir bıçağın 2 santimetre yukarı ya da 1 santimetre aşağı saplanması mıdır ? Bir taşın nereye isabet ettiğine göre mi yorumlanır? Yani yaralı varsa sorun yok, ölü varsa şiddet var öyle mi! Bu tür olaylar adam öldürmeye teşebbüstür, hatta tam ve taammüden teşebbüstür. Yasa varsa yurdun her yanında ve herkes için geçerlidir. Ve uygulanmayan yasa da yasa değildir. Yasayı uygulayın, ya da geri çekin, bu yaptırımsız haliyle şiddet yanlılarını daha da fazla kışkırtıp, cesaretlendiriyor. Şiddet cezasız kaldıkça futbolseverler mevzi kaybediyor, yasanın içi her geçen gün daha bir boşalıyor ve insanların güveni erozyona uğruyor. Karma karışık kafalara kanla karışık o feryatla bağıralım; LANET OLSUN!