Cem Papila bıraksın! Bu adam üst üste iki yıl şampiyonu tek başına belirleyerek tarihe geçti. Kim bu adam? Sokaktaki 10 yaşında bir çocuğun bile adını bildiği, Cem Papila. Onun kadar, iki kritik maçta kararları böylesine tartışılan ikinci bir hakem hiç olmamıştı. Geçen yıl Beşiktaş- Samsun maçında çıkardığı kartlar doğru bile olsa, tavırlarıyla bir diktatör profili çizmişti. 5 kırmızı kartın her biri, ilkinden başlayarak ötekilere davetiye çıkartır nitelikteydi. Yatıştırıcı olmak yerine, yüksek gerilim hattında dolaşmayı benimsemişti. Beşiktaş, sonun başlangıcına onunla ilk adımı atmıştı. Türkiye'nin en iyi futbol oynayan takımı Trabzonspor da bu sezon tüm umutlarını onunla toprağa gömdü.
Trabzon gazeteleri, Kadıköy'de olup bitenleri bir "Soykırım" olarak yorumlamışlar. Aksini iddia etmek zor. Bir hakem, şampiyonluğu doğrudan etkileyen bir maçta 10 yanlış karardan 9'unu taraftardan birisinin üzerine yıkıyorsa, bu bir soykırım olmuyor mu? Futbol oynayan, daha fazla pozisyon bulan, sadece riske girdiği son 15 dakika iki konrtatak yiyen taraf, Trabzonspor. 2 net penaltısı verilmiyor, 2 gollük atağı olmayan ofsaytlarla kesiliyor. Tolga'nın göbeğine çarpan top, elle kesilmiş muamelesi görüyor. Hakemin, maçın ilk golündeki duruş noktası ise Erenköy'den Kadıköy'e bakmak gibi bir şey oluyor. Yardımcısı ile birlikte ofsaytı kaçırıyor. Manzarayı oradan seyrederse, elbette kaçıracak! Cem Papila, rekor sayıda yanlışı F.Bahçe'ye şirin görünmek için değil, sanırım ikinci kez "kahraman" olmak için yaptı. Bunu da fazlasıyla başardı. Şöyle bir Beşiktaş çarşısına gidin.. Birisinin ağzından Cem Papila lafı çıktığında herkesin tüylerinin diken diken olduğunu göreceksiniz. Trabzon'da aynı ismi seslendirmenin bundan böyle Taksim'de, Faroz'da, Sülüklü'de nasıl bir öfke yaratacağını söylemeye gerek yok. Cem Papila, bir daha İnönü'de Beşiktaş maçı yönetemez.. Cem Papila, bir daha turist olarak bile Trabzon'dan geçemez.. Yapacağı tek bir şey var: Hakemliği derhal bırakmak!