Şans değil akıl Türkiye'de iyi yazar olmak istiyorsanız, önce eleştire- ceksiniz. Bir kere, oynanan futbolu kesinlikle beğenmeyeceksiniz, teknik adamın çıkardığı 11'i veya yaptığı oyuncu değişikliklerini doğru bulmayı ise aklınızın ucundan bile geçirmeyeceksiniz. Öyle ki, "Siz olsaydınız nasıl bir 11 ile çıkardınız?" sorusuna cevap olarak gerekirse 12 kişi sayacaksınız, hatta bu isimlerin içinde Alex'in olmadığını farketseniz bile bozuntuya vermeyeceksiniz. Kontrollü oynayıp, ilk önce gol yememeyi düşünen Lucescu'ya korkak diyecek ama bunun tam tersi bir oyun anlayışı olan Daum'u çılgın olarak nitelendireceksiniz. Eğer F.Bahçe puan kaybetmişse Daum'un çıkardığı 11 mutlaka yanlıştır. Maç bittikten sonra analiz yapanlardan bir tanesi de bir kere olsun maçtan önce çıkıp şu isimleri oynatırdım çünkü bu maçta şöyle yapılmalı, rakibin şu yönlerine dikkat edilmeli diyebilsin. Bugün "Hooijdonk nasıl yedek bırakılır" diye soranlar, yarın Anelka yedek kalsa, "Madem oynatmayacaktın niye transfer ettin" diye soracaklar. Hem Tuncay oynasın, hem Alex, hem Nobre, bir de Aurelio orta sahada tek başına kalmasın, peki nasıl olacak bu? Bunun tek bir çözümü vardı, Daum da onu yaptı. Nobre'yi top rakipteyken orta sahanın sağına çekti. Nobre bu yerin adamı mı? Hayır. Zaten o yüzden Daum'un transfer listesinin başında o yerin adamı Gökdeniz, o olmazsa da Hamit Altıntop var. Üstelik, Nobre de tipik bir sağ kanat adamı gibi oynamadı, top rakipteyken o bölgeyi kapattı ama topa sahip olunduğunda çizgiye inip orta yapmak yerine ceza sahası içerisindeki yerini aldı. Son haftalarda önce Tuncay'ın cezası, sonra da Alex'in olmayışı nedeniyle Nobre yine forvete geçmişti. Şimdi yarınki derbi öncesi hem Anelka, hem Nobre, hem Alex, hem de Tuncay oynayabilecek durumda. Daum eğer bu isimlerin hepsini oynatacaksa bir tek alternatifi var, o da Aurelio'nun yanında Selçuk'u oynatıp, Nobre'yi top rakipteyken tekrar sağ tarafa yakın kullanmak. Eğer sağ kanatta Serhat veya M.Yozgatlı oynar, Nobre de forvette kullanılırsa, o zaman Aurelio orta sahada tek başına kalır. Maçın başında bu riski almak yerine, maçın sonlarında almak daha doğru. Zaten Daum da öyle yapıyor ve geride olduğu maçları son dakikada da olsa kazanmasını biliyor. Diğer yandan Hagi geride olduğu Trabzon maçında oyuna bir forvet alırken, başka bir forveti çıkarıyor ve yine de kaybediyor. Sonra Daum'unki şans, Hagi'ninki şanssızlık oluyor.