Farkı görüyor musunuz? Fenerbahçe 7 puan farkla ligde liderliğini sürdürüyor. Türkiye Kupası'nda da yoluna devam ediyor. Aynı şekilde Galatasaray'ın da ligde ve kupadaki iddiası sürüyor. Galatasaray'ı bu durumuna rağmen eleştirenler çok. İki hafta öncesine kadar gösterdikleri performans olağanüstüydü. Onca sıkıntıya, Fenerbahçe'yle kıyaslanmayacak imkansızlıklara rağmen üstün performans ortaya koydular. Bu açıdan yönetimi, Hagi'yi ve futbolcuları kutlamak lazım. Diğer taraftan bu kadar borçlu olan bir kulübün bugüne kadar Christian, Lukunku gibi oyunculara 6-7 milyon dolar kaptırmasını da anlamak mümkün değil. Yönetim zaafiyeti ile giden paraları yerine koymak oldukça zor. Tüm bunlara rağmen Özhan Canaydın'ın Galatasaray'ı sahiplenip borçlarına şahsen kefil olmasını, Galatasaray camiasının ve taraftarının unutmaması gerekir. Zaten bu sene şaha kalkmış, camiasıyla kenetlenmiş ve 100 milyon dolarlık ciroya ulaşmış Fenerbahçe'nin şampiyonluk yarışında önüne geçmek tarihi bir başarı olurdu. Zorlu fikstürüne, hala üç derbi oynayacak olmasına rağmen yoluna devam etmesi de rakibin moralini bozan faktörler. Kötü oynayarak kazanması da moralin yanında, rakibin sinirlerini bozuyor. 100. yılında ezeli rakibine böylesi bir çalım atmak da Fenerbahçe'nin moralini artırıyor. Fenerbahçe'nin bu lige fazla olmaya başladığı gerçeği her geçen gün daha da belirginleşiyor. Farklı bir yönetime ve farklı bir taraftar kitlesine sahip olması Fenerbahçe'nin ayrıcalığını ortaya koyuyor. Taraftarı son 2-3 senedir hiçbir olayda kulübe sırtını denmedi, hep destek verdi. Puan kaybedilen maçlardan sonra Sabiha Gökçen'e moral vermeye koştu. Kötü oynadığı maçtan sonra ıslıkladığı Selçuk'tan özür dilemesini bildi. Artık geriye sadece taraftarın son haftalarda desteğini artırması, "Hep destek, tam destek" demesi kalıyor. Çünkü bu takım rehavet nedir bilmiyor, hırsını kaybetmiyor, kalitesinin bilinciyle oynuyor.