Ya örs olursunuz ya çekiç! Bu hafta sonundan itibaren, Fenerbahçe taraftarının ateşle imtihanı başlıyor. Gaziantepspor maçı her anlamda bir dönüm maçı olacak. Çünkü şampiyonluk yolu sinsi tuzaklarla dolu. Çünkü Fenerbahçe şampiyon olmasın diye, 'diğerleri' faktörü devreye girecek. El Şaibe ile yıllarca onun gönüllü kolpalığına, gönüllü yalakalağına soyunmuş olanlar, ona öykünenler, yüzsüzlüğün tarihçesini yazmış olanlar, bildik ve alışıldık üzere, her türlü rezil oyunu sergileyecekler. Bu haftadan itibaren, her türlü saldırı yapılacak. Her türlü faktör devreye girecek. Bir sürü ağız konu- şacak, bir dünya kalem yazacak. Ama hepsi tek bir ağızdan, tek bir hedefe; Fenerbahçe'ye saldıracak. Fenerbahçe taraftarı bütün bunlara hazırlıklı olmalı, bütün bu oyunların bilincinde olmalı. Futbolcusunu ıslıklayan, ıslıklayanı ıslıklamayan, şampiyonluğun ıskalanmasında, istemeden de olsa pay sahibi olur. Sahaya yabancı madde atan, atanları engellemeyen, bunu lanetlemeyen taraftar oyunlara çanak tutar. Çok ama çok uyanık olmak gerek. Psikolojik çökertme harekatı dört bir koldan sürüyor. Sakin olma, sinirlere hakim olma zamanı. Küfredilsin, tahrik olunsun, saha kapansın, seyircisiz oynansın diye herşey yapılıyor. İşte tam da bu nedenle bütün oyunlar, bütün kışkırtmalar, bütün hesaplar taraftar üzerine yapı- lıyor. Çünkü biliyorlar ki, taraftar takıma karşı, futbolcusuna karşı kışkırtılırsa, takımından kopartılırsa, tribünlerdeki ışık sönerse, gerisi domino taşları gibi yıkılır. Çünkü tribünler şampiyon olmadan, buram buram inanç, istek ve destek kokmadan bir takım şampiyon olmaz, olamaz. Önce tribünleri şampiyon olmayan takım, şampiyon olamaz. Şimdiden itibaren tam "9 final maçı" var Fenerbahçe'nin. Kutsal ittifakın, balyoz yemiş gibi unufak olması için, tribünlerde ve sahada çelikleşmiş bir iradeye çarpması, dağılması gerekiyor. Çünkü bunlar Fenerbahçe açısından "dönüm" değil, "dönem" maçları olacak. Bu seneki şampiyonluğun ardından, yepyeni bir 'başka dönem' başlayacak ve işte tam da bu eşikte Fenerbahçe. Önümüzdeki 10 yıla damga vurup vurmayacağını ve bir çok anlamda geleceğini belirleyecek bu şampiyonluk. Bu şampiyonluk rakiplerin bilmem kaçıncı olduğu için değil, Fenerbahçe'nin kendi iç dinamikleri ve yüzyıllık radikal dönüşümünün mihenk taşı, miladı olacağı için önemli. Bunun taraftarlara olduğu kadar, teknik yönetime ve futbolculara da çok iyi anlatılması, onlar tarafından da çok iyi anlaşılması gerekiyor. Rakipler en sert, en dişli oyunlarını oynayacaklar. Futbolcularımız buna fizik olarak olduğu kadar, psikolojik olarak da hazır olsunlar. Şu saatten itibaren iyi oyun değil, çok iyi mücadele gerekiyor. Taraftar da bu konuda bilincini keskinleştirmeli, sevgiye kuşanmalı, şampiyonluğa ve eylemlere bilenmeli. Taraftar başkalarından nefret edeceğine, kendi takımını sevsin yeter. Artık boş tartışmalara değil, sevgi dolu, aşk dolu, destek dolu kalkışmalara ihtiyaç var. Sevgi bu taraftara nefretten çok daha yakın, ve sevgi en çok onlara yakışıyor! Sorumluluğun büyüğü taraftarlarda; ya örs olursunuz ya çekiç!