Daum'un göremedikleri Zaragoza maçlarının kaybedilmesi.. Malatya ve Gençlerbirliği karşılaşmalarının son anda kazanılması.. Ve nihayet Denizlispor yenilgisi.. Fenerbahçe'de gözle görülen bir düşüş var. Bu düşüş skorborda yansıyınca puan cetvelindeki 5 puanlık avantaj da erimeye başladı.. Peki bu işin suçlusu kim? Başta Daum.. Devre araları takımlar için yara sarma, dinlenme, kondisyon depolama ve eksik alanlara adam transfer etme dönemidir.. Teknik direktörler bu kararları almak için vardır.. Yönetimler, teknik direktörlerin bu isteklerini bütçeleri doğrultusunda gerçekleştirirler, ki Fenerbahçe bu konuda en şanslı kulüptür.. Devre arası duruma bir göz atalım..
Fenerbahçe iyi futbol oynayarak, en çok gol atıp en az gol yiyen ekip olarak ve 4 puan farkla liderdi.. Ama devre arası için ciddi bir çalışma ortamı hazırlamadı kendisine.. UEFA Kupası'nda oynayacak takımın sıkı bir turnuvada oynayarak kendini test etmesi gerekirken, Antalya Şehir Stadı'nda 2 Lig A Kategorisi'nin alt sıralarındaki Antalyaspor'la bir maç yapıldı.. Werder Bremen ve Heererveen'le de otel sahalarında birer maç oynandı.. Oysa Galatasaray Efes Cup'a katıldı. Zorlu rakiplerle maçlar yaptı. Kalktı Almanya'ya gitti, herkesin bu takım artık bitti, dediği anda Bundesliga'nın ikincisini 40 bin seyircisi önünde yendi..
***
Fenerbahçe ve Daum ikinci önemli hatayı transfer ayında yaptılar.. Anelka'nın alınması herkesin onayıyla gerçekleşti.. Bu transferin yanlış olduğu konusuna kimse inanmadı. Ama Anelka geldiği günden beri özellikle zorluk derecesi yüksek maçlarda bekleneni veremedi. İstediği topları alamadı. Boş alan bulamadı. Kendini takımın yıldızı gibi hissetmedi.. Son Denizli maçında taraftar Nobre, Alex, Ümit'ten sonra onu tribüne çağırdı.. Tuncay oynasa bir sıra daha geriye düşecekti.. Penaltılar, frikikler atılırken Anelka hiç ortada yoktu.. Bu da Anelka'nın geriye doğru düşmesine yol açtı.. Kendi futbol yeteneklerini göstermek için geriye gelip top aldı ve 4-5 kişiyi çalımlayıp biriysel oynamaya başladı.. Anelka takım içinde yalnız bir adam olarak kaldı.. Daum orta sahada Aurelio'nun olmadığı maçlarda çabuk bir adam sıkıntısı yaşandığını görmeliydi.. Savunmada aynı tip üç oyuncu, Servet, Luciano ve Önder vardı ama hızlı bir savunmacı yoktu.. Bu bölgeye Serkan'ı yerleştirmek için çok geç hamle yaptı.. Oysa Galatasaray aynı dönemde eksiklerini gördü, Ribery, Hasan Kabze ve Hakan Yakın'ı alarak kadrosunu ofansif anlamda güçlendirdi. Galatasaray zaten zor gol yiyen bir takımdı ama kolay gol atamıyordu.. İkinci yarıdaki takım ofansif anlamda da Fenerbahçe'den daha güçlü hale geldi..
***
Beşiktaş bile bu anlamda daha akıllı hamleler yaptı.. Koray ve Ahmet Dursun gibi iki hızlı adamla açıklarını kapadılar. Trabzonspor Szymkowiak'ı alarak orta alanda ileri çıkışta çok başarılı hamleler yapan diri bir oyuncuya sahip oldu.. Fenerbahçe dev bütçesine karşın Anelka dışında hiç kimseyi almadı.. Almaması bir yana Selçuk, Deniz, Kemal, Semih, Murat Hacıoğlu, Mahmut Hanefi, Serhat gibi her biri milli takım düzeyindeki oyuncularını kaybetme noktasına geldi.. Daum bunları görmemekte ısrar etti. Ama Alman teknik adamın en büyük hatası oyuncu seçimi ya da kadro oluşumundan çok rakibi analiz etmekteydi.. Daum bu sezon çok kritik 14 maç oynadı.. İki Manchester maçı.. İki Lyon maçı.. İki Prag maçı.. İki Zaragoza maçı.. Beşiktaş derbisi.. Trabzonspor derbisi.. Galatasaray derbisi.. İki Gençlerbirliği maçı ve Denizlispor deplasmanı.. Bunlardan 6'sını kazandı.. Manchester maçında Tuncay'ın olağanüstü oyunu ve 3 golü vardı.. Rakip as takımdan 7 oyuncuyu oynatmadı.. Zaragoza maçlarına hiç değinmeyelim, ikisi de felaketti.. Beşiktaş derbisinde Tuncay yedekti.. Trabzonspor derbisinde evsahibi takım tek kale oynadı, bir penaltı ve bir ölü top Fenerbahçe'ye maçı getirdi.. Galatasaray derbisinde hücum gücü az olan rakip ilk yarının en iyi futbolunu oynadı, Fenerbahçe doğru dürüst akın yapmadı.. İki Gençlerbirliği maçında da şans faktörü Fenerbahçe'nin yanındaydı.. Denizlispor karşısında ise Daum en kötü yönetimini gösterdi ve maçı kaybetti..
***
Fenerbahçe hızlı forvetlere karşı ağır savunmacılarla oynadığı, sağbeki ve solbekinde yanlış tercihler kullandığı sürece büyük maç kazanamaz.. Örneğin Galatasaray'la oynanacak kader derbisinde Hagi, Ribery'nin kanadını 50. dakikada değiştirecek.. Sola çekecek.. (Beşiktaş maçında yaptı ve oyunu çözdü) Karşısında Ümit Özat olacak.. Luciano olacak, Servet olacak.. Oysa Kayseri, Sebat, İstanbul maçlarında Mahmut Hanefi bu bölgeye hazırlanabilirdi.. Murat Hacıoğlu, Mehmet Yozgatlı, Selçuk gibi isimler Kayseri ile oynanan kupa maçlarında sahaya sürülebilirdi. Daum hep aynı oyuncularda ısrar etti, hata yapanı dışarı aldı.. Oyuncusunun yanında durmadı, eleştirenin, küfür edenin, bağıranın istediğini yaptı.. Onları kesti.. Hagi, gencecik Zafer'i, Cafercan'ı, Uğur'u, Arda'yı oynattı.. Hasan Kabze'ye formayı verdi.. Bütün küfüre eleştiriye karşı ne Hakan Şükür'den he Arif'ten ne Hasan Şaş'tan vazgeçti.. O yüzden bugün Galatasaray takım olarak daha iyi daha inançlı durumda.. O yüzden Fenerbahçe taraftarının morali daha bozuk.. Daum çok hata yaptı.. Benim ona olan inancım da çok azaldı..