F.Bahçe büyük olamadı Galatasaray niye büyük, niye marka? Niye Zaragoza'nın hocası "G.Saray" denince duruyor da Fenerbahçe deyince "O da kim?" diyor. Marka olmak, büyük olmak başka birşey. Bıçakcı'nın söyledikleriyle yaptıkları birbirini tutmuyor. Bir insan bu kadar iyi yüzlü olamaz. Otorite kuramıyorsan bırak. İstifa etmek de bir erdemdir.
Fenerbahçe ligde farklı sonuçlara imza atarken, Avrupa'da istediği sonuçları alamıyor. Bu lig farkından mı, yoksa Fenerbahçe'nin oyun anlayışından mı kaynaklanıyor? Galatasaray, UEFA'yı, Süper Kupayı kaldırdığında lig farkı yoktu da şimdi mi lig farkı var. İspanyol, İtalyan, Alman, İngiliz takımlarını, ikişer ikişer devirdiler. Hem de Şampiyonlar Ligi takımlarını devirdiler. Esas sorun Fenerbahçe'de. Kafasında büyük olamıyor. Bu sene kazanması gereken hiçbir büyük maçı kazanamadı. İki tane Lyon, Manchester, Galatasaray, Beşiktaş, Zaragoza maçı. Altı büyük maçın 6'sında da yenilen bir takım bana büyük olduğunu iddia etmesin.
Çatladıkkapı'ya 5 tane, ötekine 7 tane atmakla büyük takım olunmaz. Fenerbahçe camiası büyülüğü içine sindiremedi. Ben "Fenerbahçe favoridir" diyorum, e-mailler yağıyor. "Hıncal ters bağlama yapıyor" diye. Böyle bir aşağılık kompleksi olabilir mi? İspanya Ligi'nin sonuncusu Zaragoza ile oynuyorsun, Anelka'yı transfer etmişsin. Ve Hıncal Uluç "Fenerbahçe favorimdir" diyemeyecek. Böyle bir şey olabilir mi?
BÜYÜK OLMAK BAŞKA Zaragoza'ya yenilmişler, "Kayseri'ye 6 tane attılar" diye, Galatasaray'a gönderme yapıyorlar. Eski defterleri karıştırıyorlar. Geçmiş ola. Fenerbahçe bu sene ne yaptı? Fenerbahçe hala büyüklüğünün farkında değil. Ne camiası, ne kulübü, ne futbolcusu. Bunun için kazanamıyorlar. Ben hala diyorum ki, "Fenerbahçe Zaragoza'yı orada da yenip turu geçecek güçte." Zaragoza takım değil. Avrupa'da adı sanı yok. İşte Galatasaray niye büyük? Niye Galatasaray marka? Niye Zaragoza'nın hocası "Galatasaray" denince duruyor da, Fener deyince "O da kim" diyor? Marka olmak, büyük olmak başka bir şey. Büyük bir takımın seyircisi böyle olur mu? Fenerbahçe seyircisi kendi futbolcusunu yuhaladı. Böyle bir küçüklük olabilir mi? Sonra da alkışlar. Testiyi kır, sonra da yapıştırmaya çalış. Selçuk milli takımın yıldızı bir adam. Kabahat mı etti Fenerbahçe'ye geldi, diye.
DAUM NE OYNATIYOR? Ya Daum: Deha diyoruz, bilmem ne diyoruz. Daha bir Avrupa maçında ne oynadığını göremedik. Kötü oynadı demiyorum. Ne oynadı? Zannedersin Zaragoza 30 kişi, Fenerbahçe 5 kişi. Heryerde oynadılar. Bütün topları aldılar. Sadece ve sadece sahayı parselleyip yenip gittiler. Bir tane de yıldız oyuncuları yok.
HAGI'NİN BAĞCIĞI OLAMAZ Alex'le Hagi'yi kıyaslamaya kalkıyorlar. Alex daha büyük bir takıma karşı bir şey yapmadı. "Alex duran toplara iyi vuruyor" deniyor. Tüm oyuncular altı pasın içindeyken İspanyol'un göbeğine nişan alıyor. 3 kişi geçip, Çatladıkapıspor'a gol atıyor. Hagi, Galatasaray'ın kaderini değiştirdi. Milan maçının 2 dakika kala bitimine. Elenmiş Galatasaray'ı UEFA'ya soktu. Hagi'nin sol ayağının bağcığı olur mu, bugünkü Alex. Büyük futbolcu, büyük maçlarda ortaya çıkar. - F.Bahçe, Zaragoza maçında ne yapmalı? Kendilerine güvenseler, inansalar, 3-4 fark olur.
FENER, G.SARAY'I EZDİ - Aynı zamanda Türkiye'ye gelen ve kıyaslanan Anelka ve Ribery'nin 2 haftalık performanslarını nasıl buldunuz? İki konu var. Transfer bir soğuk, bir de sıcak savaştır. Sıcak transferi Fenerbahçe kazandı. 15 milyon dolarlık, tüm dünyanın tanıdığı Anelka'yı almak başka bir şey. Ümit Milli, tanınmayan Ribery'i almak başka bir şey. Adam bir süper starı alıyor, diğeri "Yetenekli oyuncu aldım. Satıp para kazanacağım" diyor. Üst yapı takımları para kazanmak için transfer yapmaz. Üst yapı takımları ezmek için transfer yapar. İşin o yanında Fenerbahçe, Galatasaray'ı ezdi. Ama bugünkü performanslarına baktığımızda Ribery Anelka'dan kat ve kat daha yararlı olacak gibi gözüküyor. Çünkü Fenerbahçe, Anelka'nın isim üstünlüğünü sahaya koyamıyor. Zaragoza bu takımda "Anelka var" diye korkuyla oynamıyor. Anelka'nın adı tamam, ama işlevi yok. Oysa Ribery, taraftarları ayağa kaldıracak işler yapıyor. - Hagi, Ribery'i oyuna almakda gecikti mi? Hagi, tuttuğu adamları riske etmek istemiyor. "Maçın başında koyarım, yanlış bir hareket yapar tribünler de ıslıklar" diye. Himayeci bir tavrı var. Ribery'yi oyuna aldığında rakip yorulmuş, Galatasaray'ın da düşmeye başladığı bir anda hızla koşan adam seyirciyi ayağa kaldırır. Bu 60 dakika kombinazyonları "Galatasaray kazansın" diye değil. Oyuncuyu kazanmak için.
ESKİ GÜRSOY GİTMEZDİ - Gürsoy-Hagi el ele tribünlere koştu. Hagi ile Gürsoy arasındaki buzların eridiğini söyleyebilir miyiz? Ergun Gürsoy eski Ergun Gürsoy değil. Benim bildiğim eski Gürsoy kılını kıpırdatmaz. Bugün Hagi'yle gidiyor. Yarın "Hıncal-Ergün el ele" desinler, benimle de gider. Ergun artık herşeye razı olmuş. İkinci başkanlık görevini kazasız belasız atlatmanın yollarını arıyor. Bu nedenle oğlunun ezilmesini bile seyretti.
FENER BIÇAKCI'DAN MEMNUN - Yanal hakkında şimdi de teşvik iddiaları konuşuluyor. Ersun Yanal, Türkiye'nin 2006'ya gitmesini istiyorsa hemen görevi bırakması lazım. Ama götüremeyeceğini, başaramayacağını bilmesine karşın, dolarlar çok cazip, bırakamıyor. Ben aslında Yanal'a kızmıyorum. Yanal, iyi bir fırsat yakalamış kendi hesaplarında gidiyor. Benim kızdığım Levent Bıçakcı. Almanya'da konuştuğum Levent Bıçakcı ile Türkiye'deki Levent Bıçakcı'nın tavrına bakıyorum, çıldırıyorum. Bir insan bu kadar iki yüzlü olamaz. Federasyon başkanı değil, otoritesi yok, söz geçiremiyor. Federasyonda herkesin hesabı ayrı. Federasyonda kuvvetli taraf Fenerbahçe kanadı. Fenerbahçe kanadı da Ersun'dan memnun. Federasyon Başkanı olsam ilk işim Ersun Yanal'ı göndermek olur. Ersun'un artık hiçbirşeyine inanmıyorum. Milli takım teknik direktörünün adının böyle bir olaya karışması başka bir şey. Türk Milli Takımının tertemiz olması lazım.
ACİZ, KORKAK VE ÇEKİNGEN Feldkamp neler yazıyor. "Levent Bıçakcı bir şey yap, vakit kalmadı" diye. Adamın bir ağlamadığı kaldı. Ve Levent Bıçakcı ortalarda yok. Erkekliğin onda dokuzu kaçmak, birisi hiç görünmemek. Levent de erkekliğin onda birini oynuyor. Böyle kıyametler koparken, ortada korkunç bir suç varken, bu suçu işleyen adam da milli takımın teknik direktörüyken hiçbirşey yapmıyor. En azından soruşturmanın selameti uğruna görevden alması gerekiyor. Bıçakcı anlaşılması zor bir adam. Konuştuğum zaman akıllı, analizci, sorunları çok iyi gören bir kişi. Ama işin başına geldiği zaman bir o kadar aciz, korkak, çekingen, sessiz. Otorite kuramıyorsan bırak. İstifa etmek de bir erdemdir.