Zor deplasmandı Samsun deplasmanı F.Bahçe için en zor dış saha maçlarından biriydi. Bunun doğru olduğunu 90 dakika boyunca yaşadık. Ertuğrul Sağlam kardeşimi kutluyorum. Fenerbahçe'yi çok iyi etüd etmiş, maçtan önce kazanmayı amaçladığı bir puanı cebine indirmesini de bir başarı olarak kabul ediyorum. Samsun takımı bütün hatlarıyla kapanarak bir puanı hedeflerken ara sıra çıkacağı kontraataklarla golü bulma yollarını aradı. 9 kişinin birden rakip alana yığıldığı anlarda ve Alex istediği boş topları alabildiğinde, kanatlardaki Serkan ve Serhat ile Ümit ve Tuncay ikilileri ise istedikleri koşu yollarına kavuşabildi. Böyle oluncada her zamanki gibi F.Bahçe istediği golü ölü toplarda aramaya başladı. Ama Luciano ve Servet gibi iki kulenin sahada olmayışı Fenerbahçe'nin bu ölü toplardaki başarısını engellemiş oldu. Çünkü biliyoruz ki, sağdan soldan gelen ortalarda F.Bahçe'nin hücum zenginliğini sağlayan en azından rakip savunmanın dengesini bozan bu ikiliydi. Onların yerine görev yapan Önder ve Deniz için savunmada hata yaptıklarını söyleyemeyiz. Önder bence mükemmel oynadı. Fakat yine de bu ikilinin ofansta yanlardan gelecek toplarda Servet ve Luciano'nun yaptığı işleri yapmaları mümkün değil. Serkan sağ tarafta rakip savunmayı iki kere rahat geçti. Birinde yaptığı mükemmel orta Nobre'nin vuruşuyla direğe çarptı ki maçın kilit noktasıydı. Çünkü her zaman söylüyorum ki, F.Bahçe ilk golü erken bulabildiği anlarda şov yapacak bir takım. 80. dakikada bulduğu golü koruyamaması da, yenilen golde ki Deniz'in hatası mıydı yoksa Deniz'e yapılan açık faulü göremeyen Deda'nın mı! Cem Deda Samsunspor'un hırslı oyununun üstüne yaptıkları anormal sertliklere prim tanımamalıydı. F.Bahçe belki oyunu açamadı ama Samsun gibi deplasmanda rakibinin de kalesine gelmesine asla izin vermedi. (Yalnız 1-1'den sonra kaçan bir gol var ) Daum 60. dakikada Anelka ve Kemal'i ondan sonrada 70'de de Mehmet Yozgatlı'yı alarak çift santraforlu hatta üç forvetli sisteme yöneldi. Burada haklıydı. Çünkü kalesine gelemeyen bir takıma karşı yapılacak başka birşey yoktu. Ama ben olsam Anelka'yı bu maçta oyuna almazdım. Çünkü hem Anelka'nın hem futbolcu arkadaşlarının, hem taraftarın hem de medyanın kendisinden beklentileri büyük. O beklentiler yarım saate sığdırılmamalıydı. Yine de Anelka'nın oyuna girmesiyle takıma hareket geldiğini söyleyebilirim. Sonuçta F.Bahçe deplasmandan beraberlikle dönmüş oldu. Her zaman söylüyorum şampiyonluğu deplasmanda kaybedilen puanlar belirler. F.Bahçe böyle bir deplasmanda belki puan kaybetti ama hala iki puan önde ve önümüzdeki üç maçı da kendi sahasında oynayacak. Ben Anelkalı Fenerbahçe'nin, Luciano ve Servet'in takıma gelmesiyle çok daha rahat günler yaşayacağına inanıyorum.