Yeter artık Ara transfer resmen 31 Ocak'ta sona eriyor. Yani bitime sayılı günler kaldı ama G.Saray'ın transfer kaosu hala bitmedi. Görünen o ki bitmeyecek çünkü yönetim pek bitmesini istiyor gibi değil. Sokaktaki sade vatandaş bile G.Saray'ın futbolcu almayacağının çoktan farkına varmış durumda. Yönetim ise hala "Duymayanlarıgörmeyenleri" oynuyor. Üstelik teknik adamı futbolcusuyla, başkanı da yöneticisiyle hısım olduğu bir dönemde bir de 100. yıl adına şampiyonluk hedefi koşuluyor. Beşiktaş yönetimi bayram öncesi futbolcularına biriken transfer alacakları ve primler dahil olmak üzere yaklaşık 2 milyon dolar dağıttı. Fenerbahçe'de ise böyle bir sorun zaten yok. Çünkü tüm ödemeler yerinde ve zamanında yapılıyor. Zaten Fenerbahçe büyük ölçüde bu nedenden dolayı zirvede ahkâm kesiyor. G.Saray yönetiminin ise futbolcuların biriken tüm alacaklarına olan jesti ise 500 bin dolardan oluşuyor. Yani adam başı 7 milyarı geçmiyor. Yönetim ise diline takmış bir "Pleşan" transferini 20 gündür "Saidou gidecek Pleşan gelecek-bugün gelecek-yarın gelecek" vıdı vıdısı ile medyayı uyuttuğu yetmiyormuş gibi taraftarı oyalıyor, umutlarını tüketiyor. Saidou ve Ümit Karan'ın gönderilmemesi için yönetimin perde arkasında takla attığını herkes biliyor. Bunu başkan Canaydın yakın bir arkadaşına, "Mevcutların borcunu ödemekte zorlanıyoruz. Nasıl milyon dolarları bir yıldızın önüne dökeriz. Bu takım için forma terletenlerin yüzüne nasıl bakarız. Bu benim prensiplerime ters" diyerek özetlemiş. Ama bir türlü açık yüreklilikle ortaya çıkıp açıklamıyor. İşte yanlış burada. Sadece başkan, yardımcısı değil, ikinci başkanı da değil sadece başkan çıkıp "Arkadaşlar ekonomimiz, gücümüz ve kadromuz ortada. Gençlerin takviyesi ile Hagi'ye bir takım oluşturması görevini verdik. Taraftarlarımız hoşgörülü olun desteğinizi sürdürün. Zaten EuroCard projesi ile Avrupa'ya açıldık. Yakın bir gelecekte 'gelsin eurolar' diyeceğiz. İşte o zaman size en iyi transferler feda olsun. Aslantepe projesi de hayata geçmek üzere. Sabredin" diyebilmeli. İşte bu kadar. Korkunun ecele faydası yok. Açıklayın kurtulun. Sayın Başkanım. İnanın her şey daha kolay olacak.