İyi bayramlar... İnönü'de, seyirci sesine hasret kalan Beşiktaş, dün gece bir nebze olsun özlem giderdi. Yaklaşık beş bin taraftar desteklediği Kartal'ı, Shakhtar Donetsk karşısında... Maç öncesi Lucescu ve Del Bosque'ye sevgi, Beşiktaş'sız geçen günlere isyan vardı... Siyah-beyazlı renklere gönülverenler az sayıda da olsalar hiç susmadılar. Bu güzel, ama yine küfrettiler, bu kötü... Beşiktaş ligin ikinci yarısında, tribünde de, sahada da hatasız olmalı ve taraftar artık bunu anlamalı... Gerginlik yok, şov var... Nereye kadar derseniz, gittiği yere kadar derim. Del Bosque'nin sahaya sürdüğü onbir ligde ne kadar değişime uğrar bilemem ama şu Cordoba konusundaki inadından vazgeçmeli Babacan. Kolombiyalı'nın duruşu bile güven veriyor. İkinci yarıda oynanacak zorlu maçlarda Cordoba faktörü çok öne çıkabilir. Dün gece Carew'i çok beğendim. Oyundan çıkana kadar muhteşemdi... Top götürdü, pas verdi, asist yaptı, ikili mücadelelerde yıkılmadı, hava toplarını da kimseye bırakmadı. Barcelona'dan teklif aldı mı bilmem ama ligin ikinci yarısında böyle oynasa, Beşiktaş'ta kalamaz onu biliyorum. Ahmed Hassan her zamanki gibi hırslı ama bencildi, Tümer yine etkili oynadı, bir de güzel gol attı. İkinci yarıda Ahmet Yıldırım'ın yerine oyuna giren Mohammed sempatikliğiyle şimdiden tribünlerin sevgisini kazanmış durumda. Bu, çanların onun için çaldığının göstergesi. Gönüllerde bayram sevinci, kafalarda iki gün sonra oynanacak kupa maçı vardı. Bu şartlarda zaman zaman sıkılmadan izleyebildiğimiz bir oyun oldu... Bayram şekeri gibi bir şey desek yeridir. Mutlu bayramlar.