Transfer mi dediniz? Devre arası transferlerine oldum olası sıcak bakmam. İyi futbolcuyu kulübü zaten bırakmaz. Hem iyi, hem de gözden çıkarılmış bir futbolcu varsa, onda kesinlikle "problem" damgası bulunur. Geçmiş yıllar göstermiştir ki, devre arasında gelen çok az futbolcu şampiyonluğa katkıda bulunmuş veya önemli bir boşluğu doldurmuştur. Akılda kalan birkaç örnekten birisi Beşiktaş'ta 2.5 sezon oynayan Giunti, öteki de Fenerbahçeli Nobre'dir. Ara transferin yarardan çok, bir başka zararı daha vardır. Takımın eski futbolcuları, yeni birisi veya birileri gelecek diye müthiş rahatsız olurlar. Hangi gazeteci bu dönemlerde herhangi bir eski futbolcuya "Yeni birisine gerek var mı" diye bir sorsa aldığı yanıt hep aynıdır ve şöyledir: "Biz çok iyi takımız ve takviyeye gerek yok." Varsayılım bir veya birkaç oyuncu alınmıştır. Yeri garanti 3-5 futbocu dışında bütün takımın kimyası ve psikolojik dünyası bozulur. Böyle bir durumda, "Rekabet Yasası" takımı gruplara ayırıp, çökertir. Bu saptamalardan sonra Beşiktaş'a yatay bir geçiş yapalım. Eğer Beşiktaş alabiliyorsa, bir tek Ümit Karan'ı almalıdır. Yok eğer alamıyorsa başka birini de almamalıdır. "Neden" derseniz söyleyeyim. Madem ki bu sezon bu kadroyla başlamıştır, kalanlarla bitmelidir. Beşiktaş'ın şampiyonluk şansı var mıdır? Bana göre bu şans yüzde birdir. Bir, sadece sıfırdan büyük, diğerlerinin hepsinden küçüktür. "Beşiktaş 17 maçın tamamını kazansa şampiyon olamaz mı" derseniz, "Bu bile yetmez, yine de yüzde bir dışında olamaz" derim. Çünkü önde bir değil, iki değil, üç takım bulunmakta ve bu da her tarafı kilitlemektedir. "Peki be adam, Beşiktaş üstüne hiç mi güzel bir laf etmeyeceksin" diye bir sorunuz varsa, "Teselli anlamında" bir yanıtım olacaktır. O da şöyledir: "Bu kadro üçüncülüğe oturabilir. Bu, UEFA demektir. Kupayı kazanabilir. Bu da UEFA demektir. Bakarsınız bir tsunami çıkar, Beşiktaş dalgalardan uzak durmayı başarır, lig ikinciliği koltuğuna oturabilir. Bu da Şampiyonlar Ligi demektir." Sabah sabah bizim Şaban Özden kardeşim benden bir "Pazar yazısı" istemişti. Kendisine resmi cevabım budur.