Seyircisiz futbol!.. Fenerbahçe tarihinin en başarılı dönemini yaşıyor. Temelde sabırla ve kararlılıkla izlenen yönetim politikası kulübü diğerlerinin önüne çıkardı. Beşiktaş ve G.Saray'ın kötü bir dönemden geçmelerinin de bu başarıda önemli payı var. İstikrar sabırla, sıkıntıyla sağlanan bir şey olduğu için yönetimi tebrik etmek gerekir. Yönetim içinde basına yansıyan çatlak ses çıkmaması da bu başarıda etken. Neticede ortada gerçek bir başarı var. Fakat tarihinin en başarılı günlerinde stadın dolup taşması gerekirken son hafta tribünler boştu. İnönü Stadı'nda yaşanan ölüm olayının bu duruma önemli etkisi oldu. Özellikle açık tribünün boş olması görmeye alışık olmadığımız bir durumdu. Her zaman stadın en dolu gözüken tribünü boştu. Ölüm olayı daha çok öğrencilerin ve üniversitelilerin gittiği açık tribünü etkiledi. Beşiktaş tribününde bu hafta Yıldırım Demirören'in yapacağını tüm kulüp başkanları yapmalılar. Yönetim kurulu üyeleri tam kadro eşleri ve çocuklarıyla tribünde olmalılar. Tüm ailelere 'çocuklarınızı rahatlıkla maça gönderin' mesajı vermeliler. Çünkü stat seyircisi geçen seneden beri statlardan çekilmeye başladı. Bu son olayla artık dibine vurdu. Futbolun seyircisiz ne kadar zevksiz bir şey olduğunu anlatmaya gerek yok. Digiturk'ün de yüzbinlere ulaşmasıyla gelinen bu noktada radikal çözümlere ihtiyaç var. Seyirci ortalaması en fazla olan F.Bahçe dahi bu hafta boş tribünlere oynadıysa ortada ciddi bir problem demektir. Seyirci kulüpler için para ve güç demek. Başarının olduğu yerde bereket olmayınca ne futbolun zevki var ne de gol sevincinin. Gerginliği, şiddeti statlardan uzak tutmanın yolu aileleri tribünlere çekmek. Bunun için de sosyal faaliyetlere, maç öncesi organizasyonlara ve en önemlisi ortamı germeyen bilinçli, aklı başında yöneticilere ihtiyacımız var.