Çok yazık... Buna bir çuval inciri berbat etmek denir. Avrupa yolları taştan, olmadı yeni baştan çizgisine gelindi. Beşiktaş maçın tamamında hem gol atabilecek, hem de gol yiyebilecek titrek bir çizgide gitti. Attığı golün dışında kaçırdığı goller var. Ancak gol yemekten kurtulduğu pozisyonların da haddi hesabı yok. Nerede Bilbao maçının Beşiktaş'ı, nerede dünkü Beşiktaş? Kaldı ki, Standard Liege Avrupa standartlarının üstünde değil, altında bir takım. Beşiktaş bu maçı alsa son çıkacağı karşılaşmayı kaybetse bile büyük bir olasılıkla bir üst tura geçecekti. Şimdi Parma'yı muklaka yenmesi gerekiyor. Hem de İtalya'da... Olur mu derseniz, "Biraz zor" derim. Del Bosque'nin de ne yaptığını anlamış değilim. Yaptığı değişiklikler o kadar gecikmeli oldu ki, bir anlamda ortaya çıkan sonuçta kendisi de büyük günah işledi. Bu maç Pancu'nun ve Ahmed Hassan'ın ilk 11'de oynamaları gereken maçtı. Onları bu kadar uzun süre kulübede tutunca her an gelebilecek rakip golü gecikmeli de olsa herkesi dondurdu. Tümer, Samsun maçını mumla arattı. Sergen beklenen Sergen'in kilometrelerce uzağındaydı. Savunma Liege ataklarında özellikle de kanatlardan çok açık verdi. Beşiktaş'ın yediği gol komik bir goldü. Ramazan dün birkaç gollük şuta engel olurken yediği golde kendisine yakışmayacak kadar mumya gibi durup topu adeta seyretti. Maçın Portekizli hakemine gelince... Genelde doğru düdükler çaldı. Ne var ki yaptığı bir hata maçın kaderiyle oynamak gibiydi. Pancu'nun düşürülmesi en azından çizgideydi ve penaltı olmalıydı. Demek ki Avrupalı bazı hakemlerin de gözüne gözlük gerekiyor. Sonuçta Beşiktaş kendi evinde büyük bir avantajı yitirdi. Oynadığı takım kim? Adını biliyoruz ama futboluyla son yıllarda hangi depremi yaşatmış? Adam gibi oynasa Beşiktaş bu takımı perişan ederdi. Ama koskoca bir 90 dakika iyi oynamakla kötü oynamak arasında gitti geldi. Zaten lig defteri kapanmış kala kala bir Avrupa kalmıştı. Şimdi Parma'yı yenmenin hesaplarını yapmaktan başka çare yok. Beşiktaş aylarca hasret kalacağı seyircilerine ille de bir keyif gecesi yaşatamadı. Onlara borçlu kaldı. Bu borcu ödemenin tek yolu Parma'da kazanmak olmalı. Böyle oynarsa orada kazanır diyemiyoruz. Demek ki Bilbao maçının futbolunu Parma'ya tayımak gerekiyor. İnönü'de çok tatsız bir gece yaşandı. Adeta yenilgiyi andıran bir skordu. Bundan sonrası Beşiktaşlı futbolcuların İtalya'da ne yapacaklarına bağlı.