İtalya modelini uygulayın Tribünlerden kaçış gazete manşetlerine oturdu.. Bir hafta önce tribün terörüyle uğraşıyorduk, şimdi gündemimizde "Seyirciyi nasıl geri döndürürüz?" sorusu var. Seyirci geri dönecek.. Çünkü futbol Türk insanı için çok önemli bir olgu.. Ama statları biraz daha iyi hale getirmek, bilet fiyatlarını biraz daha ucuzlatmak ve giriş çıkışlarda biraz daha medeni kontroller yapılması koşuluyla.. Prag'a giderken havaalanında aramadan geçtik.. Montumuzu çıkardık, çantamızı x-ray cihazına koyduk ve kontrolden geçtik.. Dedektörle de üzerimiz arandı.. Bu işlem yaklaşık 1.5 dakika kadar sürüyor..
Ama havaalanları birinci derece güvenlik önlemlerinin alındığı yerler olduğu ve herkes kendi bineceği uçağın güvenli olmasını istediği için sesini çıkarmaz, aramalara yardımcı olur.. Ancak statlarda aynı şey söz konusu değil.. Maçlara girereken arama yapmak için sadece dedektörle taramanın yeterli olduğunu düşünüyoruz. Ayakkabıların çıkarılmasına kadar varan bir uygulamanın AB yolundaki bir ülke için nasıl bir görüntü oluşturduğunu siz düşünün..
***
İkinci uygulama, yönetimlerle taraftarın arasındaki bağın kesilmesi.. Tamam, Türkiye'de holiganizmi tetikleyen, ülkedeki fanatik olayları iyice hızlandıran gruplar var.. Bıçak taşıyan, kan dökmekten çekinmeyen bu fanatikleri yok etmek için her birim zaten el ele vermiş durumda.. Ama bütün genç, tezahürat yapmak isteyen taraftarları aynı gruba koymak da tehlikeli.. O zaman da ortaya tiyatro seyreder gibi, ellerinde pop-cornlarlarıyla sinema izler gibi maç izleyen taraftar kitleleri çıkacak.. Bu taraftar şimdilik İngiltere'de var. Statlar, hem de fanatikler olmadan doluyor. Üstelik stat kapasitesinin çoğunu sezon başında kombine olarak satın alıyorlar. Çünkü İngiltere ekenomisi oturmuş bir ekonomi ve satın alma gücü bilet de olsa, kombine de olsa yeterli oluyor. Türkiye'de ancak çok küçük bir bölüm kombine satın alıyor.. Diğerleri bilet fiyatları pahalı olduğu için statları dolduramıyor bile.. Bizim futbol yapımız da ülke yapımız da İtalyanlar'a daha çok benziyor.. İtalya da holiganlarla çok uğraşan bir ülke.. Çizme yetkilileri kendilerine göre önlemler alıyorlar. Bizden farkları şu.. Onlarda yönetimlerle resmen bağ kuran taraftar temsilcileri var. Bu taraftar temsilcilerini federasyonlar da tanıyor. İşleri taraftar organize etmek, tezahüratları yönlendirmek, takıma güç vermek.. NBA'deki pon-pon kızlar gibi organizasyonları bile düzenleyen takımlar oluyormuş ara sıra.. Bu taraftarların liderleri maçlarında ellerinde megafonla tezahüratı yönlendiriyor, deplasmanlara gidecek taraftarları organize ediyor. Sabıkalı, tehlikeli, psikopat görüntülü kişiler değilller.. Futbolu seven, takımlarını seven kişiler. Türkiye'de de böyle taraftar grupları kurulmak isteniyor. Ama kurunun yanında yaş da yandığı için herkes aynı muameleyi görüyor.
***
Biz bütün uygulamaların arkasında Başbakan Erdoğan'ın olduğunun farkındayız.. Eğer uygulamalar sezon sonuna kadar böylesine sert giderse, evet, tek bir olay bile olmayabilir, ama statlarda seyirci de kalmaz.. Üstelik içeri giren seyirci tiyatro seyircisine benzediği için maçların heyecanı bile olmaz.. Bütün birimlerin alınan kararları bir kez daha gözden geçirmesi şart.. Ne olur holiganizmi yok edin, futbolu değil..