Üst üste kaybettiği puanlardan sonra Galatasaray için Ankaragücü karşılaşması hayati bir dönemeçti. Ve sarı-kırmızılılar bunun bilinciyle maça hızlı başladılar. Ancak üst üste ataklar sadece bir penaltı golü getirdi. Özellikle Hakan Şükür ve Necati'nin ilk yarım saatte kaçırdığı inanılmaz goller hem maçın erken kopmasını engelledi, hem de Ankaragücü'nü son dakikaya dek diri tuttu. Galatasaray'ın gol kaçırma yarışı ikinci yarının ilk onbeş dakikasında da devam etti. Ancak ondan sonra sarı-kırmızılıların artık klasik haline gelen son bölümdeki yorulma sürecini izledik. Zannederim bu dönemdeki yoğun antrenmanlardan sarıkırmızılı futbolcular ya sürantrene olmuşlar ya da artık bünyeleri doksan dakikayı kaldırmıyor. İşte bu yüzden son yirmi dakikalık bölümde Ankaragücü maça ortak oldu. Pozisyonlar da yakaladı. Ama Galatasaray'ın şansı ve Ankaragücülü futbolcuların beceriksizlikleri sarı-kırmızılı camianın yeni bir krize girmesini engelledi. Ancak sarı-kırmızılıların dünkü galibiyete rağmen şapkalarını önlerine koyup ciddi ciddi düşünmeleri şart. Tabi ki doksan dakika iyi oynamadan da maç kazanılabilir. Ancak acaba her rakip Ankaragücü gibi olur mu? Bunu başta Galatasaraylı futbolcular olmak üzere teknik heyetin ciddi ciddi düşünmesi lazım. Çünkü bu hafta sonu sarı-kırmızılıları bir başka Başkent deplasmanı daha bekliyor. Unutmasınlar gibi her rakip Ankaragücü gibi cömert olmaz. Bir bakarsınız puanlarınızı elinizden alacak Çetin bir ceviz çıkar, sonra da size hüsran düşer. Hagi'nin bir önceki basın toplantısında söyledikleri ile devede kulak kalan bir 11 vardı dün sahada. Operasyon sadece Hakan Ünsal'a yapılmıştı. Malatya maçının harika 11'i (!) dün birkaç rötuş dışında yine sahadaydı. Demek ki Hagi basın toplantısında söylediğinin aksine geçen haftaki oyundan çok memnun kalmış. Son bir sözümüz de Ankaragücü'nden Umut'a Gazetelere boy boy röportaj vereceğine biraz futboluyla ilgilense.
SELÇUK MANAV