Galatasaray, Başkent'in dondurucu soğuğunda, vasat futboluyla Ankaragücü'nü mağlup etti. Şükür'ün penaltısı ile kazanan Cimbom'u 2. yarıda Ankara ekibi zorladıysa da sonuç değişmedi.
Cihat Aktaş'ın ölümünün soğukluğu tüm Başkent'i etkisi altına almıştı. Tribünlerde, ilkokul öğrencilerinin bile parmaklarıyla sayabileceği kadar futbolsever vardı. Erken gelen gol bile maçın kaderini değiştirmedi, tıpkı G.Saray'ın aldığı UEFA Kupası'nın, Türk futbolunun kaderini değiştirmediği gibi... Hakan Ünsal'ın yerine 11'de oynayan Orhan, 14. dakikada ceza alanına girerken düşürülünce, İsmet Arzuman penaltı kararı verdi. Atışı gole çeviren Hakan Şükür kulübeye koştu, Hagi'yle sevincini paylaşıp kesik Hakan Ünsal'ı başından öptü. 21'de Hakan'ın pasında Necati ceza sahasına girerken vurdu, top Zafer'de kaldı. 29'da Cihan'ın pasında Conceiçao kaleyi yokladı ancak Zafer başarılıydı. 43'te Cihan'ın ortasında top Hakan'ın düşerken sağ ayağıyla vurduğu top sol ayağına çarptı. Az sonra Necati ceza sahasına girerken vurdu ama top farklı auta gitti. Hagi çıldırdı, beresini yere çaldı. Çünkü bu pozisyonların gol olmamasının ikinci yarıda tansiyonunu nasıl da artıracağını biliyordu. 48'de Sabri ortaladı, Hakan 1 metreden topu dışarı attı. 55'te bu kez Necati becerili değildi. Bu dakikadan sonra ise A.Gücü oynadı, G.Saray can çekişti. 62'de Umut mükemmel vurdu, Mondragon çıkardı. İlerleyen dakikalarda Başkent ekibi Yılmaz, Umut ve Guel ile sık sık G.Saray kalesini yokladı. Hatta Guel ile ağları da sarstı ama pozisyon ofyasttı. 2. yarı G.Saray'ın ne kadar zorlandığını gördüğü 4 sarı karttan ve Hagi'nin Petre ile Bülent Korkmaz'ı oyuna almasından anlayabilirsiniz. Dün geceki maçta sergilenen futbol kalitesi için sadece Hagi değil Türkiye'deki tüm futbolseverler düşünmeli, çünkü futbolumuz ölüyor...
SERKAN ÜNLÜ