İlkeler ve ilkeller! Bir 'pandik' savunması sürüyor iki haftadır. Bir yanda taraftarı, yönetimi, Beşiktaş camiası ile diğer yanda anlı şanlı bazı spor yazarları... Emre'nin bile taşıyamadığı utancı günlerce savunup durdular utanmadan. Yıllardır 'ilke' pazarlayanların, 'ilkel' yüzü de çırılçıplak ve olanca çirkinliği ile ortaya çıktı. Serdar Bilgili'nin kendi ağzıyla itiraf ettiği federasyonla kurulan 'diyafon' ilişkisi, ardından 'vize skandalı' ve polis kayıtları ile mahkeme dosyalarına giren "Şampiyonlukta bizim payımız yok mu?" özdeyişi... Bu utançlar yetmemiş olacak ki, şimdi de 'parmak savunması' ya da tribünlerinde 'parmak kutsaması' yapıyorlar. Hangi tribünler? Üç sene önce İnönü'deki bir maçta topyekün Parlak Emre'nin nişanlısına ağıza alınmayacak küfürler eden, onu yumruklayan Batistuta'ya Roma formaları giyerek tezahüratlar yapan "kültürlü" tribünler. Haluk Ulusoy'un 'enişte'si Yıldırım Demirören, Kıvanç Oktay ve kulübün ikinci başkanı Murat Aksu... Haluk Ulusoy'un dizinden ayrılmazken, son anda feyk atarak mevcut federasyonu dizayn etme çalışmalarını açıktan açığa yürüten ve bunu da açık açık ifade etmekte mahzur görmeyen Murat Aksu... Bir de bu koroya apar topar kulüp üyesi yaparak, kendi kontenjanlarından delege gösterdikleri mevcut federasyonun ikinci başkanı Hasan Doğan katıldı. Hem de etik kuralları hiçe sayarak. Neymiş "Bundan sonra hiçbir şey F.Bahçe'nin istediği gibi olmayacak"mış.. Boşversenize, aslında sizin ve diğer takımın istediği gibi olmayacak. Paniğinizin asıl ve temel nedeni de bu. Evet olmayacak, bundan sonra kimseye sus payı olarak sahte yıldız dağıtılamayacak. Bundan sonra hiçbir kulüp yöneticisi, kritik bir derbi maça hakem atanmasına saatler kala, federasyon başkanının odasında maille "diyafon" dinleme seansı yapamayacak. Bundan sonra şampiyon olmak istediğinizde "pay sahibi"niz olamayacak. Yani ya hakkınızla ya da değil. Federasyonun ikinci başkanı Hasan Doğan, "Beşiktaş'a operasyon yapıldı" diyebiliyor. Ya apar topar kendisini delege gösterenlere diyet ödüyor, ya da lafın ucunun nereye gittiğini bilmeden konuşuyor. O halde Murat Aksu ve Orhan Saka açıklasın. Her ikisi de Ulusoy Federasyonu'nun yönetimindeydi. Herhalde en iyi o biliyordur ve de "Perili Köşk'ün Diyafoncuları..." Bi anlatın da millet bilsin, bi anlatın da nasıl dönüyormuş bu operasyonlar ortaya çıksın, bi anlatın da futboldaki temizlik ve adalet sürecine katkınız olsun Murat Bey. Biraz cesaret. Emre olayında olduğu gibi "Köpekler istedi diye atlar ölmez" özdeyişini size ithaf eden Türkiye'nin gördüğü en çirkef ama en şark kurnazı kişilikli Lucescu'yu bile camianıza baştacı yapıp "ermiş" ilan ettiniz ya... Fazla söze de gerek yok. Şampiyonluklardan çok daha değerli, kazanmaktan çok daha önemli şeyler vardır, uğrunda birçok bedel ödeseniz de camiaları da ayakta tutan onlardır. Haklı olmak gibi, ilkeler gibi, utanma duygusu gibi, saygı gibi. Camianızdan birilerinin sizlere hatırlatması çok daha uygun düşer ama olmazsa "öykü"cüler sussa bile "gerçek"çiler hatırlatmaya devam eder.