Huzurbahçe Kısa süre öncesine kadar sıkıntı yaşanan sarı-lacivertli ekipte, şimdi başarı, huzur, umut ve kendine güven var...
Daha 1-1.5 ay önce yine kara bulutlar dolaşıyordu camianın üzerinde. Ama bir şeyler oldu, bir şeyler yaşandı ve F.Bahçe özlediği dirilişi gerçekleştirdi. Şimdi her şey güzel... Huzursuzluk yok. Sorun yok. Herkes geleceğe umutla bakıyor. Peki neydi F.Bahçe'yi bu noktaya getiren gelişmeler... Bunları hatırlamakta ve gelecek için örnek olması için bir yerlere koymakta fayda var... Fenerbahçeli'nin yıllar sonra belki ilk kez bu kadar çok yüzü gülüyor. Sarı-lacivertliler ligde lider Avrupa'da da UEFA'da devam edecekler. Trabzonspor ve Sparta Prag gibi iki üst düzey deplasman dört gün arayla kazanıldı. Her şeyden önemlisi Fenerbahçe son maçlarda oynadığı iyi futbolla, sergilediği mücadele gücüyle alkışlanıyor, umut veriyor. Biraz geri gidelim. Kızanı da var, seveni de. Ancak Aziz Yıldırım son dönemde örnek hareketlerde bulunarak bu ortamı sağlayan isimlerin başında geldi. Futbolcular arasında kavgalar yaşandı, Daum rahatsızlıklarını dile getirdi. Bazı çevreler Fenerbahçe'yi diğer kulüplerle tartışma ortamına çekmeye çalıştı. İşte bu ortamda Aziz Yıldırım hep perde arkasındaki isimdi. Herkese "Konuşmayın, işinizi ya- pın" mesajını açıkça gönderip yöneticileri, teknik heyeti, futbolcuları gereksiz tartışmalardan hep uzak tuttu. Kamuoyunda ise herkese destek olduğunu açıklayan Aziz Yıldırım, geçmiş dönemlerdeki bazı yanlış tutumlarından uzak bir görüntü çizerek örnek başkan olma yoluna girdiğini gösterdi.
Daum sorumluluk hissetti Geçen sezon yaşanılan şampiyonluğa karşın Daum'un huzursuzlukları vardı. Bunları da Almanya kampında dile getirince Alman çalıştırıcı zaman zaman kopma noktasına gelmişti. Belki de gitmek istiyordu. Ama Fenerbahçe yönetimi Daum'un iyi bir teknik adam olduğu görüşündeydi ve ona her şekilde destek vererek kamuoyunda güçlü kalmasını sağladı. İşte bu ortam Daum'un da düşüncelerini değiştirdi. En azından şu dönemde işine asılması gerektiğine karar veren Daum kaprislerinden vazgeçti, kendini daha çok işine verdi ve şu anki Fenerbahçe'yi yarattı. Gelen başarılar artık Daum'un da Fenerbahçe'deki iştahını arttırdı. Yedek kulübesinin keşfi Daum, Fenerbahçe'de belli oyuncuları bellemiş gidiyordu. Ancak yedek kulübesinde çok karakterli oyuncuların varlığı büyük avantajdı. Haftalarca yedek kalmalarına karşın Selçuk, Kemal, Semih, Murat, Mehmet, Mahmut gibi isimler sürekli çalışarak kendilerini hazır tuttular. Geçmiş dönemlerdeki isimlerin aksine hiç isyan etmediler. Ve son maçlarda aralarında şans bulanların tümü bir anda yıldızlaşıverdi. Selçuk, Mehmet, Kemal artık onbirin isimleri olduklarını gösterdiler. Sırada Murat, Semih ve Mahmut var. Daum da bu zenginliği kullanmayı geç de olsa keşfetti.
Kaptan: Herkes susacak Takımda ters giden bir şeyler vardı. Bazı futbolcular aralarında tartışıyorlardı. Ve bunlar basına yansıyordu. İşte bu noktada Samandıra'da büyük bir kenetlenme kendini gösterdi. Başta Ümit ve Rüştü olmak üzere herkes "Herkes susacak ve işini yapacak" deyince tartışanlar kendilerini geri çektiler.
Perde arkası kahramanları Bunlar Fenerbahçe'nin görünen yüzü. Ama bir de perde arkası kahramanlar var. Bunların başında bir isim çok önemli: Antrenör Koch. F.Bahçe sezon başında kötü oynarken bile 90 dakika mücadele etmesiyle, koşmasıyla beğeni topluyordu. Bunun da mimarı Koch'tu. Takımın koşma, kondisyon problemini Almanya kampında halleden Koch, "Ben onları hazırladım, oynatmak size kalmış" derken sezon boyunca da bu güçlerini kontrol altında tutacak tüm idmanları sürdürüyor. Kulüp doktoru Ethem Kavukçu yönetimindeki sağlık heyeti de yaşanan sık sakatlıklarda başarılı bir çalışma sergileyip bu isimlerin tam hazır olarak sahalara dönmelerinde önemli rol oynadı.