Aslında işin çözümü basit Teşhisi yanlış koyarsan yapacağın tedaviyle hastayı kurtarabilir misin? Böyle bir şey mümkün olabilir mi? Peki biz hala neden akıntıya kürek çekiyoruz? Tribündeki terörün engellenmesi için ilk etapta alınacak basit önlemler ortadayken hala taştan yağ çıkartılmaya çalışılıyor. (Yok, o şöyle konuşmuş, yok o şöyle yazmış gibi.) En ince detaylara kadar gidiliyor. Kardeşim sen önce işe el koy, olayı kontrol altına al, sonra detaylar kolay. Onlar zaten kendiliğinden gelirler.
***
Federasyon, kulüpler ve emniyetin ortak alacağı önlemler ilk aşamada sahaya yabancı madde atma, meşale yakma, küfür gibi olayları anında yok eder. Bakın, Beşiktaş-Fenerbahçe maçında, sahaya yağan cisimlerden bir tanesinin bile üç gün sonraki A. Bilbao maçında atılmayacağını yazıp, isteyenle de iddiaya gireceğimi belirtmiştim. Dediğim çıktı. Peki neden? Çünkü o tribündeki bilinçsiz, cahil dediğimiz taraftar, Avrupa'da yapacağı en küçük hatanın UEFA tarafından sert şekilde cezalandırılacağını o kadar iyi biliyor ki kılını kıpırdatamıyor. Peki burada ne oluyor? Sahaya eline ne geçerse (Şişe, taş, cep telefonu, çakmak vs) fırlatıyor. Nasıl olsa hiçbir şey olmayacak. Yöneticisi çıkıyor çok normalmiş gibi "Bunlar her yerde oluyor kardeşim" diyor. Cezayı kesecekler de aynı fikirde ki sesleri çıkmıyor. Düzen de böyle gidiyor. Küfürün bini zaten bir para. Yahu hiç olmazsa geçen sene bir anons sistemi vardı. İyi kötü işe yarıyordu. Şimdi her ne hikmetse o da kaldırıldı. Her şey serbest oldu.
***
Demek ki neymiş, federasyon en ağır cezaları uygulayacakmış. Taş atanın sahasına üç maç seyircisiz oynatmayı yapıştırıyor musun? Tekrarında da bunu iki katına çıkartıyor musun, bak bakalım bir daha taş atan çıkar mı? UEFA bunu yapıyor. Haa, ben bu işi UEFA'dan daha iyi bilirim diyorsan o zaman bize de söyleyecek bir şey kalmaz. Kulüp yönetimleri mecburen kombine satışa yönelecekler. Bu işin başka oluru yok. Herkesin numarası, koltuğu belli olacak. Girişler "özel güvenlik" le kulübün kontrolünde olacak. Bir kişinin bile fazladan girdiği tespit edilirse cezalar milyon dolardan başlayacak. O zaman kulüp kendi otokontrolünü mecburen kurmak zorunda kalacak. Bakın, Fenerbahçe kombineyi en fazla satan kulüp. Yeni maraton olduğu gibi kombine. Ülkemizde merdivenlerin açıkça görüldüğü tek tribün. Kendi futbolcusunu protesto edenler bile anında tespit edilebiliyor. Şimdi sıra tüm stada verilecek kombinelerde. O zaman kale arkaları da düzene girecektir. Ve Emniyet.. Bozuk paraları, cep telefonlarını toplarken insanların elini kolunu sallayarak içeri soktukları sustalıları, bıçakları da bulacaklar. Bunlara ne federasyon ne de kulüpler care bulamaz. İnönü'deki son olayın futbolla ilgisi var mı! Maçın 10'uncu dakikasında, maçla ilgisi olmayan iki grup dehlizlerde hesaplaşıyorsa, bu olay kulübün değil emniyetin tasarrufundadır. Şöyle kabaca özetlersek: 1- Federasyon cezaları ağırlaştıracak ve uygulayacak. 2- Kulüpler kombineye yönelecek. 3- Yukarıdaki iki madde uygulanırsa iş kolaylaşacak emniyet önlemlerini daha kolay alabilecek.
***
Bunların dışında insanlar konuşurken, yazarken lütfen "Ülkenin her yerinde olan olaylar" diye genelleme yapmasınlar. Şükrü Saracoğlu bu işleri çoktan aştı. 1,5-2 yıldır hiçbir olayın çıkmadığı, küfürün neredeyse bittiği, ailelerin hafta sonlarını geçirmeyi tercih ettiği bu mekanın yüzde 50 müşterisi genç kızlarımızdır. Herkesi aynı kefeye koymak yerine, bu güzellikler hangi aşamalardan geçilip kazanılmıştır, onlar incelensin (Bir gün bu konuya genişçe değineceğim). Her zaman söylüyorum, vatandaşlarımızın insanca maç seyretme hakkı, sadece Kadıköy'de değil ülkemizin her yerinde hakkıdır. Bakın kendi stadında meşale yakıp sahaya atan eski idareciler artık maçlara gitmeme kararı alıyorlarmış. Tabii ki bu olayları yapan herkesten bunu beklemek imkansız. Keşke öyle olsa, ortada sorun kalmaz. Onun için Cem Yılmaz'ın da söylediği gibi "Eğitim şart."