Fenerbahçe
Galatasaray  
Beşiktaş  
Trabzonspor  
Süper Lig  
2. & 3. Ligler  
Aktüel  
Yazarlar  
Fikstür  
Ana Sayfa  
     
Sayısal loto
Spor toto
Şans topu
Bacadan bile giriyorlar

Cihat Aktaş'ın ölümüyle sonuçlanan olayın ardından önemli gelişmeler oldu. Bize de bu olayla ilgili çok sayıda mail geldi. İçlerinden birini özellikle, noktasına bile dokunmadan yayınlamak istedim. Sanırım bazı şeyleri anlamak için aşağıdaki gözlemler önemli bir adım olacaktır.

"Altan bey, ben hemen her sezon Fenerbahçe maçları kadar olmasa da Beşiktaş'ın hem lig hem kupa hem de Avrupa maçlarına da giderim. Zira benim eşim koyu bir Beşiktaş taraftarı. Bu sezon gittiğim ilk maç BJK İnönü Stadyumu'nun tadilatı sonrası açılış maçı olan Beşiktaş-G.Saray derbisiydi. Günler öncesinden Yeni Açık Tribün için iki adet bilet alarak, eşimle birlikte saatler öncesinden maça gittim.
Yeni Açık Tribün'ün kapalı tribün önüne kadar uzayan kuyruğuna girdik. Saat 15:00 civarı idi. Stat etrafında oldukça yoğun bir kalabalık vardı. Ee, kolay değil, Beşiktaş taraftarı haftalardır kapalı olan çok sevdikleri stadyumuna, tribününe kavuşuyordu. Onlardaki heyecanın aynısı benim eşimde de vardı. Bir de üstelik bu yıl bir yığın oyuncu transfer etmelerine rağmen bir türlü başarılı sonuçlar alınamıyor ve bu İnönü Stadyumu'ndan mahrum kalmış olmaya bağlanıyordu. Kapalı tribün önünde kuyrukta beklediğimiz yaklaşık yarım saat 45 dakika süresince, kombine kartları ile içeri girenlerin birçoğunun yukarı çıkıp içeri girdikleri kombine kartlarını demir parmaklıklar arasından aşağıda, dışarıda bekleyen arkadaşlarına attıklarına ve aynı kartla başkalarının da stadyuma, kapalıya girdiklerine şahit olduk. Ancak bu son günlerin moda lafı ile "münferit" birkaç kişinin yaptığı basit bir olay değildi. Adeta organize bir hareketti. Aşağıda kartı (birden fazla, 3-5-10) kapan içeri giriyor, yukarı çıkıyor ve kartı yeniden aşağıya atıyordu. Bizim o kapalının önünde bulunduğumuz noktada Yeni Açık Tribün kuyruğunda beklediğimiz süre zarfında hiç abartmadan belki 100 kişi böyle içeri, kapalıya girdi. Eşim ve benimle birlikte aynı kuyrukta, önümüzde arkamızda bekleyen pek çok kişinin gözleri önünde cereyan eden bu görüntü hepimizi çok şaşırttı. Tepkimize de sebep oldu. Ama "heey, hooo" demekten öteye gidemeyen bir tepki idi bu. Zira içeride stadyumun para ile tutulmuş güvenlikçileri, dışarıda polisler de bunu görüyorlardı belki kimsenin umurunda değildi. Acaba Beşiktaş Kulübü'nün umurunda mıydı? Bizim "heey, hooo" seslerimize, "Ne oluyor?" diye arada bir içeriden bir güvenlik görevlisi çıka geliyor, yukarıdaki uyanıklar hemen gözden kayboluyorlardı. Ama öyle sıkı sıkıya bir kontrol, zaptı rapta almak filan yoktu kesinlikle. Neyse biz biraz ilerledik, zaten 'kapılar da 16.00'da açılacak' diye duyum aldık o sırada. Rahatladık, şunun şurasında kuyrukta önümüzde topu topu 1-2 bin kişi vardı. Niye endişe duyalım ki? Yenilenen stadın, kapasitesi artırılmıştı. Yer bulamama, içeri girememe gibi bir problem ile karşılaşmamız mevzu bahis bile olmazdı. İlerledik, ilerledik tam Yeni Açık'ın Polis kontrol noktasına yaklaştık ki o da ne? Bu sefer de bir takım uyanıklar, Yeni Açık Tribün'ü bilenler bilir, onun orta katı ile üst katı arası, stadın dışıyla olan kot farkı sebebi ile tam üzerine tırmanılası bir balkon gibidir. Bu tadilat esnasında bir de tam bu noktaya bir kablo öbeği çekilip bırakılmış. Bu kablo öbeğine tırmanıp stadın içine girenler, girdikten sonra da aşağıda bekleşen arkadaşlarını yukarı çekip yardım etmek için bekleşiyorlar. Yani pes doğrusu buradan da rahat bir 100-150 kişi girmiştir. Bu sırf bizim gördüğümüz. Kimsenin karıştığı, görüştüğü yok. Biz söylene söylene ilerleyip kontrol noktasından (böylesi önemli bir maça hiç de yakışmayacak derecede hafif tertip bir aramadan sonra) rahatça stadyuma girdik. Merdivenlerden tribüne çıktık ki o ne? Tribüne çıkış kapısının ağzına birikmiş olan kalabalığa geldik kaldık. Gözlerimize inanamıyorduk. Kapılar saat 16:00 da açılmıştı biz 16:45 gibi içeri girdik ve stadyum full. Hem de full kere full. Zar zor ayakta kapı ağzında itiş kakış maçı izledik ve çıktık. Ve ben o günden beri İnönü'de ne zamandan beri "münferit" bir olay görsem hep o gün aklıma geliyor. Kıvanç Oktay bey bunları bilmiyor mu acaba da "Bu münferit olay Beşiktaş Kulübü'nü sorumluluk altına alabilecek bir olay değildir" diyebiliyor? Sadece bir gözlemimi bu olayın çıkış noktası olabilir diye düşünerek dile getirmeye çalıştım. Umarım sorumlu birilerinin kulağına kadar gider de İnönü, Ş.Saracoğlu, A.S.Yen, A.Aker, 19 Mayıs bütün statlarda bu tarz olaylara önlem alırlar."

Okurumuzun belirttiği gibi bu sahneler sadece İnönü'ye has değil.. Ali Sami Yen ve Fenerbahçe Statları'nda da çok benzer tablolar yaşanıyor. Alınacak önlemler tartışılırken, stat çevresindeki kontrollerin de gözden geçirilmesi gerekiyor. Yoksa holiganlar kapıdan beklenirken, bacadan girmeye devam ederler..


 
Bacadan bile giriyorlar
Duvar yazısı
 

Fenerbahçe | Galatasaray | Beşiktaş | Trabzonspor | Süper Lig | 2 & 3 Ligler | Aktüel | Yazarlar | Sayısal loto | Süper toto | Şans topu | Ana Sayfa

Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
Merkez Gazete Dergi Basım Yayıncılık Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Üretim ve Tasarım  Merkez Bilgi Grubu

Ve Daum Ocak' ta imzalıyor
F.Bahçe' de belirsizlik sona...
100' ünde güller açsın
Malatya beraberliği sonrası...
Final mi dedin! : 2-1
Başkan Demirören' in, "F.Bahçe'...
10 numara bulundu
Başkan Atay Aktuğ' un, "Orta alanı...