Sporda ahlak! Dilimizin döndüğü kadar konuşarak ve yazabildiğimiz ölçüler içinde de kaleme alarak futboldaki şike, mafya ve tribün terörüyle ilgili görüşlerimi ve de deneyimlerimi yıllardır sizlerle paylaşıyorum. Yegane gayem Türk futbolunun daha iyi, güzel ve kaliteli olabilmesine katkıda bulunabilmektir. Kişileri rencide etmek ve onlarla uğraşmak hiçbir zaman için hedefim olmamıştır. Önemli olan sistemin yarattığı eksiklikleri düzeltmek ve sistemin erozyona uğramasına neden olanları uyarmaktır. Üzerinde yaşadığımız coğrafyadan kaynaklanan gerilim stratejileri nedeniyle 35-40 yıldır toplumumuz tedirginliğe ve umutsuzluğa itilmiştir.
Süratle artan nüfus, işsizlik, göç, terör ve bu nedenle doğan geleceğe güvensizlik toplumsal paronayaya sebep olmuştur. Düzensiz yaşam koşulları, uyuşturucu alışkanlığının yayılması, bastırılmış duyguların psikolojik olarak açığa çıkmasıyla genç nesillerin bir kısmının hızla şiddete kaymasına sebep olmaktadır. Yükselen bu gerilim toplumsal travmalara dönüşmüş ve insanlarımızı maalesef cinnet ve vahşete itmiştir. Bu arada özellikle spor müsabakalarında güç ve menfaat birlikteliği kulüp sevgisi adı altında yeni bir örgütlenme modelinin yaratılmasına fırsat vermiştir. Kulüp yöneticilerince dün sempatiyle yaklaşılan, zaman zaman kollanıp desteklenen bu gençlerimiz bugün yöneticileri zorlayan ve onlara istedikleri koşulları dikte ettiren güçler haline gelmişlerdir. Kontrol edilmeleri mümkün olmayan bu kuvvetin rakiplerine ve kendi çevrelerine zarar verecek çetelere dönüştüğü yıllardır söylenmesine rağmen üzerinde pek durulmadığı için ne kadar büyük bir cesamette olduğu ilgililerce anlaşılmamıştır. Aysberg'in sadece üstüne bakmaya alışık olanlar bu tasviri 3-5 kendini bilmez çapulcunun işi diye nitelendirerek, vahameti hafifletmeye çalışsalar da nihayet nereye çattıklarını artık anlamaya başladılar. Sosyal boyutta patlama kabul edilmesi gereken bu iletin zehrini yüce parlamentomuzun en kısa sürede akıtma isteği ve arzusu milletçe de desteklenmeli ve yürekten kutlanmalıdır. Sporumuzun yeni bir kurtuluş savaşı olacak bu mücadelesinde başarıya ancak kumandan sıfatını almış kişilerin cephede yürekleriyle yer almalarıyla ulaşılacaktır. Büyük Atatürk'ün kurduğu Büyük Millet Meclisimizin bundan sonraki ilk hedefi sporda ahlakın sağlanılması olmalıdır. Çünkü milletçe bu illetten kurtulmak için başka hiçbir opsiyonumuz kalmamıştır.