Hayal tacirliği! Dile kolay, ligimizin temel taşlarından biri daha 100. yılına ulaştı. Beşiktaş gibi Galatasaray'ın hedefi de bu anlamlı yılda şampiyon olabilmek. Camia şampiyonluk istiyor ama yönetim bunun için gerekli hazırlıkları yaptı mı? Bu sorunun cevabını biraz daha gerilere giderek verelim. Galatasaray, Faruk Süren'in başkanlığında ve Fatih Terim'in yönetiminde üst üste şampiyonluklar yaşarken ne yazık ki bir tek genç isim kadroya monte edildi: Emre. İki Hakan, Ergün, Emre, Okan gibi başarıya aç, gücünün zirvesindeki isimlere Hagi gibi bir beyin, Popescu gibi oyunu geriden kuran bir yetenek, Taffarel gibi bir kaleci eklenince UEFA, ardından da Süper Kupa geldi. Müesseseler de canlıdır. Yenilenmeleri, zamana ayak uydurmaları gerekir. Yukarıda saydığım "altın nesil" bir şekilde dağıldı. Bazıları kulüpten ayrıldı, bazıları yaşlandı. Lucescu ise "Kısıtlı imkanlarla" geçici başarıyı hedefledi. Bunu da başardı. Sonra ne oldu? Gidenler tek tek geriye çağrıldı, "2000 ruhu" ateşlenmeye çalışıldı. Ancak köprünün altından çok sular geçmişti, futbol değişiyor, hızlanıyor, beyinler yaşlı ayaklara hükmedemiyordu.
Hagi'ye destek var mı? Taraftarın "İmparatoru" Fatih Terim'- den sonra yine taraftarın çok sevdiği Hagi'- nin takımın başına getirilmesi doğru ama yönetim Rumen hocaya ne oranda destek oldu? "Arkandayız" demekle destek olmaz. Destek, hedefin 100. yılda şampiyon olmaksa gerekli transferleri yapmakla, kesenin ağzını açmakla olur. Haa, "Para yok" diyorsan o zaman "hayal tacirliği" yapmayacak hedefini, "Öncelik mali yükü azaltmak, sonra stadı yapmak, sonra... vs. vs." diye kamuoyunu bilgilendireceksin. Galatasaray camiası "elit"tir. Bunun mantığını bilecek, "doğru" diyerek yönetime destek olacaktır. İlk yarı neredeyse geride kaldı. Galatasaray'da en başarılı isimleri saydığımızda Tomas, Song, Mondragon ilk akla gelenler. Orta sahadan kimse aklımıza gelmiyor. Bazı maçlarda Baliç, bazılarında Hasan, bazısında Volkan sahne alıyor. Ama istikrar yok. Forvet de aynı şekilde. Kulüpleri yönetenler sadece günü düşünmemeli, uzun vadeli planlar da yapmalı. Fenerbahçe bugünden "2007'de Avrupa'da bir şampiyonluk" hedefiyle çalışıyor. Olur veya olmaz. Önemli olan hedefe göre hazırlıklar yapmak. Canaydın, "10 yılda 7 Türkiye'de, 1 Avrupa'da şampiyonluk" hedefini koymuştu. Sonra ne oldu? Bu kadro kuruldu. Bu kadro o hedeflere ulaşabilir mi? Bu kadroyla bugün gelinen nokta Hagi'nin başarısıdır. Ara transferde en az 2 süper oyuncu alınırsa, "100. yılda şampiyonluk hedefi" gerçekleşebilir. O da "aşı"nın tutması şartıyla.