Fenerbahçe
Galatasaray  
Beşiktaş  
Trabzonspor  
Süper Lig  
2. & 3. Ligler  
Aktüel  
Yazarlar  
Fikstür  
Ana Sayfa  
     
Fenerli dediğin benim gibi olur

F.Bahçe'de oynadığı yıllarda golleri ve kazandırdığı maçlarla efsaneleşen Selçuk Yula, geçmişi bugünü "Babadan Fenerli" gözüyle dile getirdi... İçinde yaşattığı F.Bahçeliliğinin, objektif bakışına engel olmayacağını vurgulayan Yula, futbol camiasına mesajlar verdi:.


"Fenerbahçelilik bize babamızdan kalan bir miras. Babam Nurettin Yula, Haydarpaşa Lisesi mezunuydu. O dönemler (1940-50'li yıllar) Haydarpaşa Lisesi Fenerbahçe'nin kalesiymiş. Oradan çıkan herkes Fenerbahçeliymiş. Ben 1979'da Fenerbahçe'ye geldiğim zaman, İkinci Lig'de Gol Kralı ve de İkinci Lig'den Ümit Milli Takım'a giden tek futbolcu unvanını taşıyordum. Bütün Birinci Lig takımlarından gelen teklifleri değerlendirmeye bile almadan, kayıtsız şartsız Fenerbahçe'yi seçtim."

Cemil turan sevdası
"Düşünebiliyor musunuz; Şekerspor'un genç takımında oynayan bir futbolcu, Ankara'ya deplasmana gelen Fenerbahçe otobüsünün peşinde en büyük idolü, çocukluğunun kahramanı olan Cemil Turan'dan imza almak için mücadele veriyor. Ve aynı genç, iki sene sonra, 1979'da o Cemil Turan'la aynı takımda oynuyor. Cemil abi jübilesinde de formasını bana vererek, "Veliahtım sensin" demişti. Yüzünü kara çıkarmadım. Gol krallıkları ve kupalarla dolu 7 yıl yaşadıktan sonra bayrağı Rıdvan devralmıştı."

Yuvası fener oldu
"Fenerbahçe benim yuvam oldu. Tesislerinde yatıp kalktım yıllarca. Oradaki garsonlarla, bekçilerle, abikardeş, baba-oğul gibi olduk. Çocukluğumdan beri hayranlık duyduğum Fenerbahçe'nin, bu kez başka yönlerini de öğrenip, Fenerbahçeliliğimin üzerine daha fazla şeyler katmaya başladım."

Resmen ağlıyordu...
"7 yıl görev yaptığım kulübümden özel anlaşma ile ayrılırken bile hüngür hüngür ağlıyordum. O dönemlerde tüm Türkiye'de, Avrupa'ya transfer olan iki futbolcudan biriydim (Diğeri Engin Verel). Almanya'ya giderken Semih Bayülken bana Kadıköy noterliğinde, Türkiye'ye döndüğüm zaman başka bir takımda oynarsam, çok büyük bir tazminat ödeyeceğime dair bir mukavele imzalatıyordu. Bunlara hiç gerek olmadığını söyleyip çok bozulmuştum. Döndüğüm zaman nedenini anlayamadığım bir muhalefet ile karşılaştım. O dönemki yönetim ve başkan taraftarın baskısına rağmen, beni almamakta direndiler. Bu arada, şimdi hepsi F.Bahçe'nin menfaatleri için sırt sırta verdiğim dostlarım."

Erzurum'la bıraktı
"Tekrar dönmek üzere Sarıyer'e gittim. (Burada da özel bir anlaşmam vardı. Bir yıl sonra F.Bahçe'ye dönecektim). Ama olmadı. F.Bahçeli Selçuk'un futbolu F.Bahçe forması ile bırakması gerekiyordu. Yıllar sonra bu iaedi-itibarı Erzurumspor ile yaptığım jübile maçı ile geri aldım. O jübilede aldığım para da, Fenerbahçe Futbol Vakfı'na bağışlanmıştı. Çünkü o jubile para için değil, forma için yapılmıştı."

Formayı almak zordu
"İlk geldiğimde Didi zamanının efsane kadrosu ile iç içe kalmış genç bir çocuktum. Rüya aleminde gibiydim. Takımda yer bulmak elbette zor oldu. İkinci senemde Rauch'un gelmesiyle daha ısınmaya başladım. Üçüncü senemde ise artık takımın demirbaşlarındandım. O sene Gol Kralı oldum. Zaten ilk geldiğim sene Galatasaray ile yaptığımız Başbakanlık Kupası maçında attığım golle kupayı kazandırdıktan sonra tüm camia tarafından, bağırlara basılmıştım. 4. senemde Stankoviç'le beraber doruğa çıktım. İkinci Gol Krallığımı yaşarken, Fenerbahçe 5 kupayı birden aldı. Üzülerek söylemeliyim ki, son Türkiye Kupası o sene bizim aldığımız kupa ve aradan tam 22 yıl geçti. Bu kupada yeni bir sevinç yaşanmadı. Umarım bu sene olur."

Hep ilkleri yaşadı
"Aynı sene içinde Fenerbahçe'de çok ilkler yaşandı. Şimdi adı Şükrü Saracoğlu olan stadın ilk maçında (Altay, 1982-83 sezonu) ilk golü atan futbolcu oldum. 9 senedir Fenerbahçe'nin İstanbul'da yenemediği Trabzon'u yine benim attığım 3 gol ile 4-2 yenmiş, yine 11 yıldır Trabzon'da yenemediğimiz rakibimizi benim golümle 1-0 devirmiştik. Ve yine Saracoğlu'nun ilk Galatasaray maçında sakat sakat oynuyor ama 14. dakikada golümü atıyor ve 16. dakikada sedye ile sahadan çıkıyordum."

İsmail ayağını kırdı
"Ondan sonraki senede iki puanlı ligde Fenerbahçe 5 puan önde giderken, ben de en yakın rakibim Galatasaraylı Hosiç'in 6 gol önündeydim. Lüksemburg'taki bir maç öncesi idmanda Galatasaraylı arkadaşım İsmail'in bir darbesi ile ayağım kırıldı. O sene hem Fenerbahçe şampiyonluktan hem de ben üçüncü kez üst üste alacağım Gol Krallığı'ndan olmuştum."

Bordeaux fatihi
"1985'te tekrar gollerimle sahaya döndüğümde artık tekrar milli takım ve Fenerbahçe kaptanlığını onurla taşımaya başladım. O sene ikinci devre takıma dahil olup, attığım 12 golle de Fenerbahçe'nin Beşiktaş önündeki şampiyonluğunda arkadaşlarımla beraber önemli bir rol oynamıştım. Sonrasında gelen Avrupa Kupası maçında Bordeaux'u 3-2 ve 0- 0'lık sonuçlarla elerken, o döneme kadar hiç lakabım yoktu. O maçta Bordeaux Fatih'i unvanına eriştim. Hala da o unvanı onurumla taşıyorum."

Teknik adam olmadı
"Futbolu bıraktıktan sonra teknik direktörlük diplomamı aldım. Fakat yapmayı düşünmedim. Bu işi Türkiye'de en iyi bilenler arasında olduğumu söylüyorum. Bu konuda alçak gönüllülük yapmam. Şu anda yaptığım mesleği 14 yıldır onurumla şerefimle yapıyorum. Fenerbahçe ile ilgili yazılarımda camianın çok içinde olduğum için gerçekleri yansıttığıma inanıyorum. Yaptığım eleştirilerde bana bozulanlar çok olmasına rağmen, geçen senenin şampiyonu bu senenin de lideri olan takımın iyi yönlerini ortaya koyduğum zaman da, başka taraflardan anlayamadığım tepkiler alıyorum. Herkese saygı duyuyorum."

Sarıyer unutulmaz
"Objektifliğimi şu örnekle verebilirim. İlk defa Fenerbahçe'ye karşı Sarıyer formasıyla sahaya çıktığımda Kadıköy'de bir ilk yaşandı. Takımlar sahaya çıkarken, tribünler Fenerbahçe için değil Selçuk diye bağırıyorlardı. O maçı 4-1 Sarıyer kazandı. Bir gol attım. Attığım golden sonra kafam önde santraya yürüdüm. Bütün takım arkadaşlarım da bana saygı gösterdiler ve o an bir iki dakikalık ölüm sessizliğinden sonra bir patlama ile bütün tribünler Selçuk diye inlemeye başladı. İşte ben aslında orada profesyonel olarak görevimi yaparken, duygusal olarak da renklerime bağlılığımı gösterdim. Fenerbahçelilik bana göre böyle özeldir..."

Ahmet KONANÇ

Shevchenko şov yaptı
Sebastian Loeb'in Avustralya...
Bayramda da Ülker! 97-88
Haber hattı
Erman'ın Asvel'i fırtına gibi...
WTA'da büyük sürpriz Davenport...
Spor Ekranı
 
Rakibi kendisi
Yönetim, Daum' a çok iyi kadro...
Nobre Trabzon' da bir...
Fenerbahçe Teknik Direktörü...
Çok şanslıyım
Sarı-kırmızılı ekipte Hagi' nin...
Kendimi Gördüm
G.Saray' ın unutulmaz yabancıları...
Kimse ders vermesin
Futbol Federasyonu Basın Sözcüsü...
Fatih Sonkaya...
Kasığındaki ağrılar için...

Fenerbahçe | Galatasaray | Beşiktaş | Trabzonspor | Süper Lig | 2 & 3 Ligler | Aktüel | Yazarlar | Sayısal loto | Süper toto | Şans topu | Ana Sayfa

Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
Merkez Gazete Dergi Basım Yayıncılık Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Üretim ve Tasarım  Merkez Bilgi Grubu