Bilir misin? (2) Kitabın bir başka bölümünde de: "11 kişinin sarı-lacivert bir formada çayıra çıkabilmiş olması düzgünlük ve çelim, çalım bakımından bizlere saadet verebilmeğe yetiyordu" diyor Ruşen Eşref ama sonradan bu formaların uğursuz geldiği gerekçesi ile atılması üzerine: "Yabancı kulüplerle Türk kulübü olarak ilk karşılaşma çığırını açma cesareti ve şerefi de G.Saray'ındır. G.Saray hala bugüne kadar üzerinde taşıyıp bir çok zafere ulaştırmış olduğu Sarı Kırmızı rengi de ilk birinci olacağı yıl İstanbul'u ziyarete gelmiş olan Akdeniz İngiliz Filosundan Barham'a karşı oynadığı maçta giydi. Bu maçın arifesinde Ali Sami, Asım Tevfik ve Kaptan Emin Bülent'in Şişman Yanko Ananiyadi'nin Bahçekapı'daki mağazasından seçtikleri iki renk kumaştan o pazar gününe hemen yeni gömlekler yetiştirmek gerekiyordu." diyerek devam ediyor Ruşen Eşref.
Kuruculara dönersek Oğul Uğur babasından dinlediklerini naklettikten sonra şöyle devam ediyor : "Internet'te araştırma yaptım, Galip Bey'den F.Bahçe sitelerinin tarihçe bölümlerinde kurucu olarak bahsedilmiyor. Fakat aynı Galip (Kulaksızoğlu), F.Bahçe resmi sitesinde 1911'de F.Bahçe Başkanı olarak görülüyor. (Bazı sitelerde 1910-11 arası başkanlık yapan şahıs hiç görünmüyor.) Aslında bu konu burada bitmiyor. G.Saray'ın ilk yurtdışı maçında yani Macaristan'da ki maçta G.Saray takımında oynayan bir Galip Bey var. Türk futbolu yurtdışına ilk kez 1911 yılı Eylül ayında çıktı. Ve bir Türk takımı, Avrupa sahalarında ilk maçını 11 Eylül 1911 günü, Macaristan'ın Kolojvar kentinde, bu kentin adını taşıyan Kolojvar takımıyla yaptı. Bu Türk takımı Galatasaray idi. Ahmet Robenson- Neşet-İsmet- Cevat, Hasan, Bekir Bircan-Dalaklı Hüseyin, İdris, Celal (Şehit), Galip Kulaksızoğlu ve Emin Bülent Serdaroğlu'ndan kurulu G.Saray, Türk futbolunun yurt dışındaki bu ilk maçında Macar Kolojvar'a 5-1 yenildi. F.Bahçe, tarihinden neden saklanıyor? Kurucu başkanları olduğunu iddia ettikleri Nurizade Ziya Songülen'i bir kere kabri başında andıklarını duymuş değilim. Bir tesiste bu muhterem zat'ın adını görmüş değilim. Bu kadar vefasızlık olur mu? Gerçek kurucuları başkası mı? Yoksa Ali Sami Yen'in belirttiği gibi bu kişi G.Saraylı Galip Kulaksızoğlu mu? Ve bundan utandıkları için mi, bu konunun üzerinde fazla durmaz F.Bahçe? Sakın kimse bu gerçekleri yazıyoruz diye bize kızmasın. Biz tarihin yalancısıyız!