Sevgi meselesi Önce Tayfun ile Erol gitti Fenerbahçe'den. Ardından da Rüştü. Türkiye'de mutlu oldukları, iyi para kazandıkları halde Fenerbahçe'de kalmayı tercih etmediler. Bu arada kalmak istedikleri halde gidenler de oldu. Onlar da "her şeye rağmen" dedikleri halde bırakıldılar. Yusuf, Ali Güneş bunlardan iki tanesi. Dünya Kulübü olma yolunda olduğunu iddia eden Fenerbahçe'den bu futbolcular neden gitmek istiyorlar? Samandıra gibi muhteşem antrenman tesisleri var. Gören hayran kalıyor ama futbolcular kaçmak için bahane arıyor. Saracoğlu gibi bir futbol mabedi kuruldu. İçine girenin tüyleri diken diken oluyor. Ama o betonlar bazılarına soğuk geliyor. Şimdi de Serhat sözleşmesinin bitmesini bekliyor. 23 yaşında. Kuvveti, çabukluğu ve geliştirmeye başladığı tekniği ile dikkat çekiyor. Seyirci Serhat'ı seviyor. Sahadaki enerjisi hoşlarına gidiyor. Ama Serhat ayrılmak istiyor. İki sene önce bırakıp gitmişti. Zamanın futbol şube sorumlusuna "Başkaları bu lafları kaldırabilir ama ben kaldıramam" demişti. Derdi para değil, haysiyetti. Sezon sonunda sözleşmesi bitecek. Ayrılmak istiyor. Derdi yine para değil. Onun sorunu sevgi. Kimin sevgisi peki? Fenerbahçe'de sevgisiz olan zaten bir kişi var. Yukarıda adı geçen diğer futbolcuların da sorunlu olduğu o kişiydi. Parayı değil, haysiyeti sorun yapan karakterler, Fenerbahçe'de artık zor kalıyor. Şimdi bu ikiye katlandı. Takımın başarısı, futbolcuların saha içindeki sevinç yumakları bir gerçek. Hepsi birbirine inanıyor. İyi profesyoneller, iyi arkadaşlar. Ama bir kere bile onları gol attıktan sonra kulübeye koşarken gördünüz mü? Çünkü orada duran birisini de sevmiyorlar. Formaları ve idealleri için sahada görevlerini yapıyorlar. Burada sevgiyi ve özveriyi göstermelerinin nedenleri de birlik duygusu. Ama kulübedeki için oynamıyorlar. Altı yedikleri Manchester maçından sonra yanlarına gelip, onlara sahip çıkmadığını da gördüler. Sırtlarını da sıvazlamadı. Anladılar ki kendileri için oynuyorlar. Yarın, kulübedeki "benim arkamda kim var" diye merak ederse, gerçeği görecek ve gidecek.