Konuşalım mı susalım mı? Fenerbahçe iyi futbol oynamıyor. Trilyonluk transferler yapacaksın. Maçlarını zorla kazanacaksın. Bir futbolcunun değeri Samsunspor'un toplam takım değerine eşit olacak, Kadıköy'de 50 bin taraftar maçtan gerilim filmi izlemişçesine ayrılacak. Olmaz böyle şey! Beyler kendimize gelelim. Eleştirinin olmadığı ülkeler az gelişmişlikten kurtulamaz. Bizler, yıllarımızı verdiğimiz futbol konusunda, izin verin de düşüncelerimizi ortaya koyalım. Bunlardan yararlanmak teknik direktörlerin kendi tasarruflarıdır. Ben Daum'u geldiği günden beri eleştiriyorum. Yanlış yaptığı sürece de eleştireceğim. Gelişini önce olumlu karşılamıştım. Nedeni, Avrupa'dan, hocalığını yaptığı yıldız futbolcuları getirebileceğini düşünmüştüm. Tek bir futbolcu dahi getiremedi... Takım şampiyon olabilir. Bu başarı bir tek teknik direktöre maledilemez. Hele bu muhteşem taraftara sahip olan Fenerbahçe olursa... Buna ilaveten, Sayın Aziz Yıldırım ve yönetim, tek vücut olmuş, Fenerbahçe'yi dış kökenli olumsuzluklardan korumak için seferberlik ilan etmişse... Transferlere bakıyorum. Daum'un listesinden tek isim yok. Hepsi yönetimin önerdiği isimler. Daum masaya yumruğunu vuramıyor. Neden mi? Kendine güvenemiyor ve güçlü hissetmiyor. Tek düşüncesi "Paramı alırım, dalgama bakarım." Bu düşüncedeki teknik direktör maça da konsantre olamaz. Geçen sezon olduğu gibi bu yıl da oyuncu değişimlerinde zaman, mevki ve isim yanlışları yapıyor. Rize'de takım, devreyi 2-0 galip bitirmiş. Sahada Rize diye bir takım yok. İkinci yarı Rize'de Gürol diye bir genç çıkıyor. Fener savunmasının solunu hallaç pamuğu gibi atıyor ve Fenerbahçe ilk golü yiyor. Daum ne yapıyor? Maçı sadece seyrediyor. Be Daum, Fabiano kurda kuşa yem olmadan çıkarsana... Dakika 58... Fenerbahçe'nin solu darmadağın. Daum değişikliği, savunmanın sağından Serkan'ı çıkarıp Önder'i alarak yapıyor. Ve dakika 66'da maç 2-2 oluyor. Daum şayet Fabiano'yu çıkarmayı düşünebilse, yedekte Daum'un yanlış yerlerde oynatarak yiyip bitirdiği Mahmut Hanefi var. Daum Mahmut'a güvenemiyorsa Mahmut'un kulübede işi ne? Alın size en son bir yanlış daha... Sol ayağı sadece yürümeye yarayan Ümit, savunmanın solunda. "Çabuk futbol" diyoruz. Saniyelerin dahi önemi olduğu anlarda Ümit kardeşim orta yapmak için geri dönecek. Biz her zaman Şampiyonlar Ligi'nde başarı için, futbolu çabuk oynamanın şart olduğunu belirtiyoruz. Özetlersem, teknik direktörümüz yanlışlıklar içindeyken susacak mıyız! "Susalım, izleyelim" diyen sevgili yorumcu kardeşle-