Maç güzel, stat güzel Daum'un çıkardığı kadro, Serkan-Önder takası dışında beklenen kadroydu. Kadıköy'de müthiş destek altında ofansif oyuna yatkın futbolcuları sahaya sürmekte bence sakınca yok. Hatta desteklediğimi de söylüyorum. Önemli olan golü erken bulabilmek. İşte Fenerbahçe'nin dün yapamadığı buydu. Tuncay'ın kaçırdığı pozisyon ve Hooijdonk'un penaltısı gol olsaydı, skor çok daha fazla olabilirdi. Ertuğrul Sağlam, geçen haftaki Rize maçının ikinci devresinde Rıza ağabeyinin oynattığı oyundan güzel dersler almış. Servet ile Luciano'nun üstüne sürekli iki forveti göndererek onları hata yapmaya zorladı. Oyun kurmalarını engelledi. İşte bence Fenerbahçe'nin yumuşak karnı burası. Ama Servet ve Luciano ikilisinin gün geçtikçe iyi anlaştığını da söylememiz gerekir. Herkesin gözü üstünde olan Alex, top ayağına geldiği zaman müthiş işler yapabilecek bir futbolcu. Bunu dün akşam da gördük. Ama onunla anlaşabilmek ayrı bir özellik olsa gerek. Herhalde biraz daha zamana ihtiyacı olacak. Luciano'ya attırdığı gol de "buyur buradan yak" şeklindeydi. Daum'un Serkan'a dikkat etmesi gerek. Bu çocuk dizginlenecek bir çocuk değil. Koşmak istiyor. Bırak koşsun, tutma. Sağ kanatta her gittiğinde rakip defansa zor anlar yaşattı. Penaltı pozisyonunu da yaratan oydu. Van Hooijdonk iyi gününde değildi. Penaltı kaçırmasına bir şey demiyorum, olabilir. Ama iyi gününde olmadığını söyleyebilirim. Sağ kanatta Serhat ve Serkan için olumlu şeyler söyleyebiliriz. Serhat atakları ve hırsıyla tribünleri aya- ğa kaldıran adam oldu. Ama sol kanat için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Tuncay'ın attığı golü alkışlıyorum. Ama ondan çok daha fazla şeyler bekliyoruz. Ah bu çocuk! İşte tam senin oynayacağın adamlar sahada. Alex'i var Hooijdonk'u var. Egoizm yolunda gideceğine onlarla anlaşabilsen daha iyi olacaksın. Fenerbahçe'nin transferdeki en büyük kazancı gönderilmeyen Aurelio'dur. Orta sahanın bütün yükünü çeken, savunmanın hatalarını örtbas eden bu görünmeyen kahramana artık gereken övgüler verilmelidir. Son sözüm de Daum'a... Geçen hafta Rize'de 2-0 galipken takımı geriye çekmenin verdiği zararları hep beraber gördük. Peki şimdi niye aynı hatayı yapıyorsun? 2-0 galipken forvet oynayan Nobre'nin yerine Murat Hacıoğlu'nu alacağına savunma oyuncusu Fabiano'yu alıyorsun? Bırak şu takım önüne gelene 4-5 atsın. Engelleme... Geçen hafta 2-2, bu hafta Kadıköy'de 2-1... Galiba iyi olmuyor... Bir de tribünleri dolduran, Kadıköy'ü inleten, hiçbir küfür etmeden, rakip takımla ve hakemlerle dalaşmadan, sahaya yabancı cisim atmadan maç seyreden büyük Fenerbahçe seyircisini kutluyorum. İnşallah herkese örnek olur.