Ombudsmanlar Göreve Türk futbolunun yeni bir yapılanmaya zorunlu olduğu artık herkesçe kabul ediliyor. Haluk Ulusoy Federasyonu'nun sportif başarıları dahi bu yapılanmanın lüzumluluğunu ortadan kaldıramadı. Herkes biliyor ki ülkemizdeki futbol dünyası şaibeler, komplolar, mafya tipi ilişkiler, teşvik primleri ve belgelenemeyen şike olayları nedeniyle son zamanlarda büyük bir yıpranmaya girmişti. Bu rahatsızlığı hisseden kişiler ve kurumlar zaman zaman problemi ortaya koysalar da çözüm için gerekli cesareti ve yürekliliği gösteremediler. Bugün gelinen nokta 'Haluk Ulusoy olmasın da kim olursa olsun!' şekline ulaşmıştır. Bu Türk futbolunun haketmediği bir yaklaşım biçimidir. Yeni yapılan Federasyon Yasası sorunları çözmek yerine yeni problemlerin doğmasına fırsat verebilecek anlaşılmazlıklarla doludur. Ama her şeye rağmen daha evvel de belirttiğimiz gibi Sayın Ulusoy'un bir daha Futbol Federasyonu Başkanı olması yalnız bu dönem için değil yaşamı boyunca mümkün olamayacaktır. Bu husus ortada dururken yokmuş gibi davranmak futbolun yeni kaosuna fırsat sağlamaktır.
Seçimler karambole gelmemeli! Futbol Federasyonu'nun genel kurul delegeleri arasındaki en büyük grup Kulüpler Birliği'nindir. Bu birlik, tüm girişimlerine rağmen yeni bir adayı hala tespit edebilmiş değildir. Federasyon Genel Kurulu'nun ikinci en büyük grubu Türkiye Futbol Adamları Derneği'dir. Bu derneğin tecrübeli, birikim sahibi ve duayen üyelerinin bireysel olarak hangi adayı desteklerlerse desteklesinler asıl yapmaları gereken; Türk futbolunun amaçları doğrultusunda kalkınabilmesi, çağdaş yönetilmesi ve güvenilir olabilmesi kriterlerini sağlayacak Futbol Federasyonu Başkanı adaylarını Türk futbol kamuoyuna Kulüpler Birliği ile birlikte takdim etmesidir. Kraldan çok kralcı olmak, eyyamcı olmak yerine bu kurul belirleyici ağırlığını hissettirmelidir. Bu işi yürütecek ekiplerin planlarını, programlarını, kadrolarını görmek istiyoruz. Çünkü karambole gelmiş bir seçimin, ekibin ve kadrolaşmanın Türk futbolunun 4 yılına etki edeceği herkes tarafından bilinmelidir. 2006 Dünya Şampiyonası, Türkiye'nin her türlü lobisinin sağlam temellere oturtulabilmesi için çok iyi bir fırsattır. Almanya'da Türk mühürünü vurabilecek bir Federasyon ve takımla bulunmak hepimizin sorumluluğudur.