Yusuf ve Serhat Daum, yeni göreve geldiğinde, takımını terk edip giden, yönetimle ve başkanla ters düşen Serhat'ı hazırlık kampına götürdü. Kadro dışı olmasına rağmen genç futbolcusunu hazırladı. Alman hoca bir yandan da başkanı razı etmeye, bu konudaki katılığını kırmaya çalıştı. Sonunda Yıldırım hocasını kıramadı, takımın yararını prensiplerinin önüne koydu. Aynı Daum, sezon içinde ters düştüğü ve gönderilmesini istediği Yusuf'u hazırlık çalışmalarına kabul etmedi. Yusuf'u yöneticiler ve taraftarlar seviyor. Kalitesi biliniyor. Ama Daum bu yöndeki telkinlere rağmen Yusuf'u kadroya almıyor. Şimdi önemli olan prensiplerse, takım çıkarıysa, bunun normları kime göre oluşturulacak.
Disiplinin şartları vardır. Ama hangisi daha önemlidir; başkanınki mi, hocanınki mi?