Transfer gerçeği – Sinan Vardar – Fotomaç
HEPSİ
    20 Ağustos 2017, Pazar

    Transfer gerçeği

    Transfer gündemi geldi, geçiyor... Yüzlerce futbolcu yazılıp çiziliyor.
    Ha geldi, ha gelecek derken süre bitecek. Transferler verimli mi olacak, kocaman bir soru işareti...
    Transfer yasakları kulüpler üzerinde kulüpler üzerinde bir handikap. Futbolcu satabilecekleri takdirde futbolcu alabilecekleri için kulüpler inanılmaz zorluklar yaşıyor.
    Bu duruma nasıl gelindi?
    Neden gelindi? Bundan sonra neler olacak? Açık ve net, hiç kimsenin bilmeyeceği kocaman soru işaretleri???
    Futbolumuza bir devrim gerekiyor. Bakıyorum; bu konularda en ufak bir gayret görünmüyor. Kulüplerimiz gibi, Futbol Federasyonu da kış uykusunda... Özetle, Türk futbolunun geleceği maalesef çok karanlık.
    Mesela şöyle bir Almanya'ya bakarsak; adamlar U-15
    Ligi'nde Almanya'yı üç bölgeye ayırmışlar ve bu maçları deplasmanlı oynatıyorlar.
    Maçlara uçakla gidiliyor.
    A Takım hangi imkanlara sahipse U-15 takımları o imkanlarla kuşanmış durumda.

    Almanlar farklı
    Almanlar atar damarı tutmuş.
    Bir futbolcu 15 yaşında "Ben futbolcu olurum veya olamam" der. Yeteneğiyle, fiziğiyle ve mantalite olarak kendini gösterir.
    Tabii bu arada eğitim ve sosyal gelişimi de sağlanır.
    Ve bundan sonra özkaynak düzeninden futbolcu fışkırır.
    Bu lig seyirci de çekiyor.
    Türkiye'nin önde kulüpleri boş tribünlere oynarken bu sezonki Almanya U-19 finalini tam 40 bin kişi izledi.
    Rahmetli Hasan Doğan, Futbol Federasyonu başkanıyken o dönem Milli Takımlar Sorumlusu Ersun Yanal ve danışman olarak ben, kulüplerimizin ikinci takımı için rezerv ligi kurmuştuk. Kulüplerimize yetenekle gençleri bu ligde oynatmalarını isteyerek, bu lige de transfer yapılmasını tavsiye etmiştik.
    Bu şekilde her sezon A Takıma 1-2 futbolcu çıkacak ve Süper Lig'de altyapıdan futbolcu çıkaran kulüplere çok özel primler verilmesini arzu etmiştik.

    Düzen bozuldu
    Ama en önemlisi bu rezerv lig maçlarının en az 10'nun A Takım maçlarından önce büyük statlarda oynanmasını kulüplere bildirmiştik. Tabii ki bu lige seyirci ve medya desteği sağlanması ön plandaydı.
    BEFAM yıllarında Beşiktaş bu öneriye uydu ve tam 11 maç İnönü Stadı'nda oynandı.
    (Yıldırım Demirören'e rağmen!) Bu düzen bozuldu. Şu anda U-21 maçları Ümraniye, Dereağzı, Florya gibi sahalarda oynanıyor ve bu maçlara artık ilgi yok. O dönem, beğenirsiniz, beğenmezsiniz onlarca futbolcuyu A Takım düzeyine getirdik.

    Verim alınamadı
    Beşiktaş bu futbolculardan 'ne kadar verim aldı' diye sorarsınız, bu verimin ancak yüzde 10'larda kaldığını söyleyebilirim.
    Burada eğitimsiz, sosyal gelişimini sağlayamamış futbolcuların kendi hataları olduğu kadar, gözünün ucuyla bile altyapıya bakmayan teknik direktörlerle işin kolayına kaçıp menajerlerle kulüplerin parasını har vurup harman savuran kulüpleri iflasa sürükleyen Demirören ve onun yanındaki yalakaların çok büyük günahı var.
    Özetle bir çuval inciri berbat ettiler. İşte bu transfer yasaklarının nedeni o döneme rastlar. Devamının takdirini sizlere bırakıyorum.

    1899 HOFFENHEİM VE DİETMAR HOPP
    Almanya'da bir kulüp 1899 Hoffenheim geçtiğimiz oynadığı futbolla herkesi büyüledi. Hoffenheim bir kasaba; nüfusu sadece 3 bin... Bizim büyük şehirlerde bir cadde büyüklüğündeki Hoffenheim, geçen sezon Bundesliga'yı 4. sırada tamamlamayı başardı.
    Nasıl oluyor da 3 bin nüfuslu bir küçük bir yer böyle bir takım çıkarıyor, gerçekten çok büyük bir başarı öyküsü...
    1899 Hoffenheim Kulübü'nün Başkanı Dietmar Hopp'un hayatı tam bir başarı hikayesi...
    Hopp, elektronik ortamda bilgi aktarımı hakkında Karlsruhe'de üniversite eğitimin ardından IBM'de çalıştı ve orada tanıştığı dört arkadaşıyla SAP (Systemanalyse Und Programmentwicklung) adlı bilgisayar yazılım kuruluşunu kuruyor. Bugün Almanya'nın en zengin işadamlarından biri olan Hopp'un bugünkü servetinin 11 milyar euro'yu aştığı belirtiliyor.
    Yardımsever Hoop 77 yaşındaki Hopp yardımseverliğiyle biliniyor ve ülkesinde genç sporcuların yetişmesinde öncü rolü oynuyor. Bir zamanlar futbol oynadığı TSG 1899 Hoffenheim Kulübü'nün başına 1997 yılında geçen Dietmar Hopp kulübüne 20 altyapı sahasıyla inanılmaz bir sistem kurmuş.
    Kulüp kurumsal yapı ve altyapı düzeniyle her sezon 4-5 futbolcuyu A takıma kazandırıyor.
    Türkiye'de Hopp gibi futbol yöneticileri çıkmalı.
    TSG 1899 Hoffenheim ve Dietmar Hopp futbolda doğru yapılanmanın kitabını yazıyorlar. Bizim sorumsuz yöneticilere duyurulur.
    Bu yapıyı inceleyin ve uygulayın.



    YAZARLAR tümü
    Sitene Ekle