Aatıf’a saygı duymak – Gürcan Bilgiç – Fotomaç
HEPSİ
    20 Ocak 2017, Cuma

    Aatıf’a saygı duymak

    Ekici'ye karşılık Trabzonspor'a gitmek istemedi. Ya ikna edeceksin ya da sözleşmeye sadık kalacaksın. Affedilmesi doğru.

    Yöneticilerin anıları arasındaydı.
    Torino'da Appiah'ı almak için konuşmalar sürerken, futbolcu Fenerbahçe'ye gelmek istemez ve bu kararını bildirir. Sanıyorum genel direktör Luciano Moggi'ye bu söylenir. "Bir dakika" der İtalyan ve yan odada bekleyen Appiah'ın yanına gider. Anlatılanlara göre; 10 dakika sonra Appiah "renk" değiştirmiş olarak, beyaz bir suratla odaya döner ve elini uzatır. Transfer gerçekleşir.
    Şimdi aynı durum Aatıf için geçerli.
    Mehmet Ekici'nin takasını gerçekleştirmek için Aatıf'ın Trabzonspor'a gitmeyi kabul etmesi gerekiyordu. Ama o bunu istemiyor. Bizim duyumumuz Antalyaspor'da, Rıza Çalımbay ile birlikte olmak istemesi. Belki de kulüpte kalıp, kariyeri için farklı bir plan da istiyor olabilir.
    İki taraflı bu akite göre, Aatıf'a zaten zorla bir şey yaptıramazsınız. Kulüp tarafı Aatıf'a tavrını koydu, A takım programından çıkartıp, kendisine antrenman imkanı sağladı. Bu örnekleri daha önce de gördük. Başka kulüpler de anlaşmazlığa düştükleri oyuncularına benzer yöntemler uyguluyorlar. Aatıf kadro dışıydı, kulüp dün affetmiş. Doğrusu bu.

    Kaybet-daha çok kaybet!
    Bosman kanunları futbolcuları çok güçlendirdi. Mehmet Ekici de aynı gücü Trabzonspor'a karşı kullanıyor. Sözleşme uzatma teklifini geri çevirip, mayıs ayında bonservisini eline almak istiyor.
    Aatıf sözleşmesine güvenerek, "Son sözü ben söylerim" diyor. O zaman ya Moggi gibi ikna gücüne sahip olacaksınız ya da imzanızın gereğini yerine getireceksiniz.
    Fenerbahçe'nin yapması gereken Aatıf'ı nakite çevirip, Ekici için takastan vazgeçmek değil mi? Üstelik Antalyaspor ile ilişkinin tek taraflı olmadığı aşikar iken. Eğer bu transferin olmazsa olmazı Aatıf'ı vermekse, oyuncu da gitmiyorsa, kayıp hem alamadığınız, hem de elinizdeki olmuyor mu?
    Dünya, "Kazan-kazan" sisteminin peşindeyken, bizimkiler "kaybet-daha çok kaybet" fikrindeler.

    İŞTE ETO'O GERÇEĞİ
    Antalyaspor Başkanı Ali Şafak Öztürk, Eto'o'yu satmaktan vazgeçtiklerini açıkladığında; oradaydım. Kalabalık davetli topluluğu ve Beşiktaş Başkanı Fikret Orman ile Şenol Güneş'in de üç-dört koltuk yanında.
    Başta Beşiktaş medyası, sonra gaza gelen taraftarı ve bitimde de siyah-beyazlı yönetim bu karara ve açıklanma zamanına sert tepki gösterdiler. Hatta "üst akıl" göndermesi de yaptılar.
    Başkan Öztürk ve Rıza Çalımbay ile Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel'in verdiği öğlen yemeğinde buluştuk. Aykut Kocaman, Rıdvan Dilmen ve Tanju Çolak'ın da katıldığı samimi bir sohbet ortamı vardı. Bu açıklama yapılmadan 1.5 saat önceydi ve Antalyaspor Eto'o'yu o anda satıyordu.
    Hatta Başakşehir'in ciddi bir teklif yaptığını, Aatıf'ı Aziz Yıldırım'dan istediklerini, Beşiktaş ile görüşmelerin takas edilmek istenen oyuncuların isteksizliği nedeniyle çıkmaza girdiğini belirttiler. Bunlar sohbet ortamında söylendiğinden haberleştirmedik.
    Ama gerçeklerin bilinmesi açısından belirtmek zorundayım.
    Sonrasında Antalyaspor'un yeni tesislerinin açılışına gittik. Ali Şafak Öztürk ve Şenol Güneş yan yana oturuyorlardı aynı masada. Hatta şaka ile yanlarına gittik, takıldık.
    Şenol hoca, "Transfer başkanların işi" diyerek sıyrıldı aradan. "Ama hoca gidecek oyunculara sen karar vereceksin" diyerek de takıldık.
    Yani; o anda da Eto'o hâlâ satılıktı.
    Ne olduysa, aradaki bir saatte gerçekleşti.
    Öztürk, "Büyüklerimizin telkini satılmaması üzerineydi. Taraftarımız da istemedi. Eto'o da kalmayı kabul etti" dedi ve açılış konuşmasında bu haberi müjde olarak aktardı. Bu noktadaki karanlık bölüm ısrarla gitmek isteyen Eto'o'nun, kalmayı nasıl kabul ettiğindedir.
    Benzer tavrı Fernandes'e Rusya'dan ciddi teklif varken, taraftarın tepkisinden çekinerek satmamaya karar veren Beşiktaş yönetimi de göstermiştir. Sezon sonunda bedava göndermek pahasına hem de. Orada kimse kimseye saygısızlık niyetinde değildi. Eksiklik, Ali Şafak Öztürk'ün konuşma yapmadan önce bu bilgiyi Beşiktaş yönetimine aktarmamış olmasıdır. Belki çekindi, bilemem.



    YAZARLAR tümü
    Sitene Ekle