Son dakika sendromu
Çok rahat kazanılabilecek maçları zora sokmak, takımın en büyük handikapı. Daum'un bu konuya yoğunlaşması şart
Selçuk Yula - 17.02.2010
SYU yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder. (1,60TL)
MH:02165317373
Selçuk Yula - Diğer yazıları
tümü

Fenerbahçe, Manisa'da iyi top oynadı ama puan kaybetti. Aynı
Diyarbakır karşısında olduğu gibi...
Daum'un söylediklerine katılmamak mümkün değil. "İlk devre kötü oynayıp kazanıyorduk. Şimdi
iyi oynuyoruz ama kazanamıyoruz. Ortasını bulmak lazım" diyor. Haklı. Bizler futbolsever olarak sahada her zaman güzellikler görmek isteriz. Bu açıdan bakarsak, Fenerbahçe'nin
iyi futbol sergilemesi skor ne olursa olsun hoşumuza gider. Ama madalyonun öteki tarafında da
şampiyonluk bekleyen koskoca bir camia var. Manisa maçından sonra gerek stada gelen taraftarlar, gerekse İstanbul'dan arayan dostlar "Böyle oynasınlar bize yeter. Galibiyetler nasıl olsa arkadan gelir" dediler. Ama bir kesim de var ki "Ağabey
iyi futbol karın doyurmuyor. Kötü oynayalım kazanalım" fikrindeler. Bursa'daki çok kötü oyundan sonra futbolcuların demeçlerini dinledim ve
Manisa'da çok değişik bir Fenerbahçe izleyeceğimizin garantisini verdim. Haklı da çıktım.
Alex, Vederson, Selçuk, Güiza ve kaleci
Volkan asla tur atlamanın arkasına sığınmadan açık yüreklilikle milyonlarca insan karşısında harika bir öz eleştiri yaptılar. Zaten bir kurumda öz eleştiri mekanizması sağlıklı çalışıyorsa
korkulacak bir şey yok demektir. Evet, Manisa'da iyi oynandı, Diyarbakır karşısında da iyi oynandı, birer puanla yetinildi. Son dakika golleri olmasa iki maçtan da sıfır puanla çıkılabilirdi, Bursa'da da tur kaybedilebilirdi. Son dakikalarda atılan goller,
maçı bırakmamanın göstergesidir ve güzeldir. Ama o dakikaya kadar kaçan goller de büyük sıkıntı yaratıyor. Çok rahat kazanılabilecek maçları (ikinci Bursa maçı hariç) zora sokmak, şu andaki takımın en büyük handikapı. Daum ve ekibinin bu konu üstünde yoğunlaşması şart görünüyor.