Nedir bu hal?
Eskişehirspor stadının tribünlerine baktıkça geçmişteki o büyük kırmızı-siyahlı takım hafızalarımda canlandı. Kırmızı Şimşekler gerçekten de her takımın korkulu rüyası olurdu. Dün maçı seyrederken eski...
İsmet Tongo - 09.03.2010
ITO yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder. (1,60TL)
MH:02165317373
İsmet Tongo - Diğer yazıları
tümü
Eskişehirspor stadının tribünlerine baktıkça geçmişteki o büyük
kırmızı-siyahlı takım hafızalarımda canlandı.
Kırmızı Şimşekler gerçekten de her takımın
korkulu rüyası olurdu. Dün maçı seyrederken eski günlerdeki 90 dakikalarla ilgisi olmayan bir mücadele seyrettik. Puan farkını koruyamayan bir Galatasaray'ın ilk yarıdaki hali felaketti. Maç başlayıncaya kadar tribünlerdeki gösteri görülmeye değerdi. Ancak sahadaki mücadele pek öyle kaliteli değildi. İlk 30 dakikalık mücadele de iki takım da birbirinden korkarak oynuyorlardı. Genel de
Galatasaray takım halinde oyuna soğuk, top kaybında ikinci hamleyi yapmayan bir halde görünüyordu. Etkili gol olabilecek iki pozisyonun biri
Jo'nun şandeli idi. Oda üst direkten dışarı çıktı. Diğer pozisyonu ise
Keita'nın direk yalayan şutu idi. Ancak 43. dakikada
Galatasaray defansı evlere şenlik bir gol yedi Koray'ın şutu ağlara takılırken Galatasaraylıların Koray'ın elle aldı itirazını hakem dinlemedi bile.
Meksikalı niye yoktu!
Kısacası maçta iki el hareketi vardı. Birincisi Eskişehir 18'inde oldu.
Galatasaray lehine idi. Hakem vermedi. İkincisi de Galatasaray 18'inde idi. Gol oldu. Hakem verdi. İkinci yarı başlar başlamaz
Eskişehirspor, Koray'ın golü ile 2-0 öne geçti. Galatasaray bu golden sonra canlandı, oyunu Eskişehirspor sahasına yıktı. 72'de
Dos Santos'a yapılan penaltıyı Elano gole çevirdi: 2-1 Burada Rijkaard'a sorulacak soru
Dos Santos'u neden ilk 11'e almadığıdır. Takımlar sahaya çıkarken oynamadığını öğrenen
Dos Santos'un soyunma odasında kalışı ise bir protesto idi. Evet Galatasaray, Eskişehir'e yenildi ve herkesi şaşırttı, taraftarlarını da üzdü.