İşte maç budur!
Orta alanda iki takım da ilk toplara bastığı için pozisyonbulamıyorlardı. İlk 14 dakikada tek şutu yoktu Trabzon'un, tek korneri olmadığı gibi, tek bir ortası da, hatta pozisyonu da. Topuz'un şanssızlığına,...
Dr.Gürkan Kubilay - 24.08.2010
GKU yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder. (1,60TL)
MH:02165317373
Dr.Gürkan Kubilay - Diğer yazıları
tümü
Orta alanda iki takım da ilk toplara bastığı için
pozisyonbulamıyorlardı. İlk 14 dakikada tek şutu yoktu Trabzon'un, tek korneri olmadığı gibi, tek bir ortası da, hatta pozisyonu da.
Topuz'un şanssızlığına,
Yattara'nın beceri golü eklenince maç garip başladı. İşte bu durumda takımda
Alex olsa, direnci azalacak Fener'in işi daha da zor olurdu. Ama, bu dakika sonrası üstünlüğü ele alan ve kanatları da kullanan takım Fener oldu. Çift forvet
Niang ve
Semih önde baskı kuruyor, her zaman çalışılması gereken "Ribaunt'u Özer alıp, santrforuna ortalatıp, stoperine gol attırarak takımın gol
alternatiflerinin arttığını" gösteriyordu. Belki Trabzon'un 2'nci golü duran toptandı, yaratıcılığı yoktu ama ya
Glowacki'nin golünde, tam üç Trabzon'lunun
demarke pozisyonda oluşu nasıl açıklanacaktı? Tartışılacaktı elbet
Aykut hocanın
Alex'siz klasik 4-4-2'si. Bence Aykut hoca, maçları artık
"3'lü - 4'lü Paketler" halinde düşünüyor, iki PAOK maçı ve arada Trabzon maçı olan pakette, Avni Aker'de Alex'i yanına alıyordu. Ama , sol kanatta Özer ve Santos'un Yattara korkusu Fener'i oradan
etkisiz bırakıyordu. Semih sakatlanınca,
Stoch sola geçiyor ,
Özer'e ise
Alex'leşmek görevi veriliyordu. İlk yarı boyu
"futbolun doğrularını daha fazla yapan Fener", hızlı hücumu da başarabildiğini Topuz'un 6 saniyede attığı golle gösteriyordu. Trabzon'un,
Cale'nin önüne adam getiremediği pozisyonlar, Fener adına kaçan goller demek oluyordu.
Şansını yanında götürdü
Sonuçta, ilk yarıda futbolu daha doğru uygulayan,
Alex dışında da goller atabileceğini gösteren, golleri kaçıran Fener, ama
şansını yanında götüren takım Trabzon oluyordu. Ama ikinci yarıda
Özer, çok ama boşa koşup,
Stoch da içeri gömülerek oynayınca
Yattara'ya kolay atılan paslar Fener'i 15 dakika sıkıntıya sokuyordu. 70'ten sonra düşen orta alan
dirençleri, daha fazla Trabzon'da olunca, giderek kondisyonunun arttığını gördüğüm Fener, Alex'i de alıp oyunu rakip alana yıkıyor, Trabzon ise sadece
Yattara silahına kalıyordu. Son zamanların en
güzel maçında kazanan Trabzon'u ve Şenol hoca'yı kutluyor, Fener'in
doğru yolda olduğunu görüyorum.