Oyun mu? Yıllar önce Fenerbahçe futbolda şampiyon olamıyordu O zamanki başkan Faruk Ilgaz, bir Rumen teknik direktör ile anlaştı. Hoca, Ilgaz'a "Başkan benden takıma güzel futbol oynatmamı mı yoksa şampiyonluk mu istersin'' diye sordu. Cevap elbette, şampiyon olmaktı. Teknik adam sözünü tuttu ve Fenerbahçe maçların çoğunu 1-0 ve 2-1 gibi sonuçlar ve beraberliklerle bitirip şampiyonluğa ulaştı. Bunun neden anlatıyorum? Yeni teknik direktör Aragones de sanıyorum kafaca onunla aynı görüşte. Amacı gol yememek, rakibi presle yormak, sonuç için sabırla beklemek ve çok gol atmaktan ziyade fazla puan toplayarak başarılı olmak. MTK maçları gösterdi ki rakip güçlü de zayıf da olsa taktiğini değiştirmiyor. Takımı tedbirli ve temkinli oynatıyor. Ve gerekli değişiklikler de sonucun alınmasını sağlıyor. Bu sistemin kötü görünen tarafı, golcü futbolcuların ileride tek başına bırakılmaları ve rakip defans içinde boğulmaları.
Güiza da atardı Nitekim son maçta Güiza devamlı iki Macar'ın sıkı markajına alındı ve bundan yararlanan "gizli santrfor'' Semih pozisyon ve goller buldu. İki oyuncunun yerleri değişse Semih rakip defansı zorlayacak, Güiza serbest kalıp goller bulacaktı. Bu nedenle aynı durumda iki yıldır tek başına savaşan Kezman gibi Güiza da başarısız görünebilir ve eleştirilir. Ama neticede takımın başarısını sağladığı için sistemi beğenmek gerekir. Bir paragraf da Semih için açmak şart. Son 1 yıl içinde gerek Milli Takım'da gerek Fener'de gösterdiği performans gözle görülecek şekilde arttı. Nitekim geçen yılın gol kralı da oldu. Sol vuruşlarını güçlendirmesi, futbol zekâsını geliştirmesi ve telaşlanmaktan vazgeçmesi başarılı olmasında etkili oldu.