|
|
|
|
 |
|
 |
 |
    
|
 |
Küfüre hayır!
Türk futbolunun en büyük kangreni; rakibi, hasmı, düşmanı, nefreti. Ne derseniz deyin yetmiş iki dilde tek iğrenç karşılığı var: "Küfür!" Yak, yık, parçala; bu maçı kazan; yok nasıl olsa bu ülkede holigana kızan! Sahaya ineriz, beş maç ceza yeriz, seyircisiz maçlar çok yavan, deriz. Sonrası, "Burası Türkiye!" öyle mi? Vicdan derin dondurucuda, adalet uzakta. Biz, uzaktaki adaleti değil; gerçekleşmiş, fiili adaleti, doğru müdahaleyi istiyoruz. Sağır ve dilsizler liginde oynuyorsak bu yazıya da kör bakın o zaman. Bol transferler ve yıldız isimler değil, küfürü kaldırın; adam gibi seyircileri tribünlere doldurun. Beşiktaş, Trabzonspor, Fenerbahçe, Sakarya, Mersin... "Küfürle niye başarılı olamıyorum" dersin. Rakip, şu, bu derken seyircisizliğe isyan edersin. Maça girer bilet almaz, vermez üç milyon; nefret, kin eker; küfür bir milyon. Hayır kardeşim, yerin yok tribünde. Dost değil, düşmanız seninle. Dost tribününde ne işin var benimle. Görmeyelim, görüşmeyelim hemen her yerde. Senin kinin, öfken takıma değil bana. Bırak, destek olayım takımıma. Bu küfürleri edenler, aynı küfürlere maruz kalsalar kesin olarak kan dökerler. Bu tip adamlar, tribünleri önce seyircisiz maçlara, sonrasında seyircisizliğe mahkum ediyorlar! Doğru sözün devamı "Kulaklarınız bu sesi duysun!" demekti, ben de diyorum.
|
 |
| |
|
|
|
|
|
|