Şantajla, tehditle olmaz Hakemlere "Mafya" diyen Engin kardeşim, masaya vuran Demirören kardeşim, demek ki hakem hataları oluyormuş... 'Olmasın' diye uğraşalım ancak 'Olmasın' diye uğraşmak tehditle, şantajla olmaz. Herkesin dikkatli olması lazım.
Beşiktaş için ilginç bir hafta geride kaldı. Hakem hatalarından isyan ederken, Gençlerbirliği maçını bir hakem hatasının ardından gelen golle kazandılar. Bu da kaderin bir cilvesi herhalde...
Sinan Engin kardeşim, "Hakemler mafya" dedi. Sinan'ın mafyada çok iyi dostları var, gizlemiyor da zaten, "Onlar benim arkadaşım" diyor. Demek ki 'Sinan mafyayı satın almayı biliyor, 1 haftada işi bitirmiş ve hakem mafyasını satın almış!' Şimdi bir yan hakem Nobre'nin topla elle oynayıp oynamadığını yüzde 100 süzemez. Arada 30 metre mesafe var, orası kalabalık, Nobre'nin yaptığı harekete bakıp elle attığını düşünebilir. Yani yanılabilir. Oysa Ali Tandoğan'ın uzun taç attığı biliniyor. Uzun taç atışlarında, taçı kuralıyla atmak çok zor. Bu yüzden de uzun taç atışlarında kendine 'kural dışı avantaj sağlamasın, gülle gibi atmasın' diye yan hakemler taçı atan adama çok dikkatli bakmak zorundalar. Sahanın içine girmeyecek, iki ayağı da yere basıyor olacak, topu iki elle tutacak ve başının arkasına geçmiş olacak. Bütün kuralları ihlal etti Ali Tandoğan, ona bakmakla yükümlü yan hakemin umrunda değil. O taç gol oldu. Ondan 5 dakika evvel Burak'ın bir pozisyonu var. Kaleciyle 6 metrede karşı karşıya kaldığı. Yan hakem penaltıdan iyi bir penaltı verdi bayrak kaldırmayarak. Aynı yan hakem. Ofsaytı görme, yanlış taç atışını görme, ondan sonra 'Ben iyi niyetliyim.' Tamam iyi niyetlisin. Bunlara ses çıkarmadı Sinan Engin. Hakemlere "Mafya" diyen adamın bunları da konuşması lazım. Serdar Özkan'ın ikinci sarıdan niye kırmızı görmediğini de söylemesi lazım. Hakemlere "Mafya" diyen Sinan kardeşim, yumruğunu masaya vurunca darmadağın edecek Yıldırım Demirören kardeşim, demek ki hakem hataları oluyormuş. Bazen senin aleyhine, bazen senin lehine. 'Olmasın' diye uğraşalım. 'Olmasın' diye uğraşmak, böyle tehditlerle, böyle şantajlarla olmaz. Sen bunu söylüyor, unutuyorsun ama tribündeki adam unutmuyor. Ondan sonra tribünde şiddeti önleyebilmek için kanun çıkarıyorsun. Böyle sorumsuzluk var mı? Hakemi eleştirmek başka, eylem ve söylemlerle tribünleri tahrik etmek çok başka. Dikkatli olmak lazım. Bütün kulüplerin çok dikkatli olması lazım. Gazetecilerin çok dikkatli olması lazım. Eleştirmek başka şey 'Bu adam bunu bilerek yapıyor. Bir yerlerden emir alıyor' demek çok başka bir şey.