Zico seyretti CSKA karşısında 2-1 mağlup durumdayken, Zico, bir forvet almak yerine sonuncu değişiklik hakkını Lugano, Gökhan değişikliğiyle kullanıyor... Alex, Vederson, Roberto Carlos 30 metreden vurdu mu manda bayıltır. Vestel ceza sahası önüne kadar bomboş gidiyorlar ama kimse 'şut atın' demiyor... Ben nasıl televizyona bakıyorsam Zico da öyle bakıyor. Ama Türkiye'de sadece teknik direktör sorunu yok, yorumcu sorunu da var. İzledikleri maçı anlamıyorlar
Şampiyonlar Ligi'nde iyi giden ve liderliğe oturan Fenerbahçe, ligdeki düşüşüne Vestel Manisa karşısında da devam etti. Sarı-lacivertli takım, bu sezon galiba Türkiye'yi fazla önemsemiyor?
Şampiyonlar Ligi'nde iyi gidiyor, içeride kayıp. Eski tablonun tam tersi. İçeride şampiyon olur, dışarıda da ekim ayında annesinin ligine dönerdi. Ama Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi'nde de İnter maçı dışında iyi oynamadı. CSKA maçı tesadüfen berabere bitmiş bir maç. Fenerbahçe'nin attığı 2 gol var, ikisi de tesadüf. Yediği goller de tesadüf gollerdi. Orada da teknik direktöre gelip dayanıyor iş.
Düşünebiliyor musun, Fenerbahçe 2-1 mağlup durumda oynuyor, Zico sonuncu değişiklik hakkını kullanıyor; Lugano'yu çıkarıp Gökhan'ı koyuyor. Yani bir stoper çıkarıp, başka bir stoper alıyor. Stoperi çıkarıp yerine bir orta saha oyuncusu, stoperi çıkarıp yerine bir forvet alabilecekken bunu yapmıyor. Üstelik 2- 1'de mağlup.
İKİ ÇAYLAĞA BIRAKTI
Gerekçesi de Lugano'nun sarı kartı varmış. O zaman bu değişikliği yapan adam riski göze mi alıyor, yoksa riskten ödü mü patlıyor? Sene başından beri savunmanın en iyisi Edu, iki tane arka arkaya hata yapmış, iki gole mal olmuş, bu yüzden moralman yıkılmış, kenara "Beni alın, oynayamıyorum" demiş. O Edu'yu çıkarmışlar. Yani Fenerbahçe savunmasının en tecrübeli adamı gitmiş. Geriye bir tek tecrübeli adam kalmış, Lugano, onu da alıp, Zico iki çaylağa emanet ediyor Fenerbahçe savunmasını. Bu sırada Fenerbahçe de 2-1 mağlup. Kezman 10 kişi oynatıyor takımı maçın başından beri, hücumda veya orta sahada bir değişiklik yapmıyor. Bu nasıl iş şimdi? Maçı biraz seyrettiğiniz zaman CSKA savunmasının yerden delik deşik olduğunu görüyorsunuz. Birebirde kötüler. Paslaşmaları, verkaçları izleyemiyorlar. Yerden saldırdığın zaman darmadağın edersin. Gidip gidip, sahada olmayan, tek forvet, Kezman'a orta yaptı Fenerbahçe. Kenarda Zico, 'Şu topu yere indirin' diyemedi maçın sonuna kadar. Deivid'in attığı golü hatırlayın. Fener korner kazandı. Alex her zamanki gibi ortalasaydı o gol yoktu. Bu defa yerden, 18'in içine değil, dışına verdi topu. Deivid uzaktan bir tane salladı, gol oldu. Şimdi bunun Zico'nun yaptığı Gökhan- Lugano değişikliği ile ne alakası var da ikinci yarıda harika değişiklikler yaparak, 'Maçı kurtardı' diye yazabiliyor bazı arkadaşlar! Türkiye'de sadece teknik direktör sorunu yok, yorumcu sorunu da var. Oynadıkları, seyrettikleri maçı, izlemiyorlar, anlamıyorlar, tabelaya bakıyorlar, 2-2, 'İyi, Aferin Zico' diyorlar. Bu Zico'yu alkışlayanlardan bir tanesi, Lugano- Gökhan değişikliğini bana anlatsın. Ben kaskafalının biriyim, anlamıyorum! 2-1 mağlupken nasıl bir adam, bir stoper çıkarır, bir stoper sokar da, böylece maçın kaderi değişir, biri bana anlatsın. Ya ben dangalağım ya da böyle yorumlayanlar. Ve sonra geldik Vestel'e...
BULAK KOPYA ÇEKMİŞ
Vestel 'Önemli bir 3 puanı tepti' diyebiliriz. Fenerbahçe'nin 10 kişi kalmasına karşın bunu değerlendirmeyi düşünmedi.
Maçın 2. dakikasında Volkan'ın 2 önemli kurtarışı var. 2 dakikada, 2 gol hücumu yaptı Vestel. Çünkü Fenerbahçe savunması darmadağınık, bunu herkes biliyor. Bütün maç boyu attığı şutların yarısından fazlasını 10. dakikada attı. 10. dakikada 1-1 yaptı. Ondan sonra Giray Bulak kardeşim, 9 tane adamını savunmaya çekti. Savunmayı da ileride kurmuyor, yarı sahasında kurmuyor, 18'in üstünde kuruyor. Fenerbahçe'nin herhangi bir akınını, rastgele, ekrandan izleyelim. Vestel 18'inin içinde, üzerinde, kaleciyle beraber 10 adam sayacaksınız. Kim veriyor bu korkak taktiği Giray'a; Zico. Çünkü Zico her hafta diyor ki, "Ben kapalı savunmaları açamıyorum, açık oynayan takımlara rahat oynuyorum." 'Ha' diyor o zaman Giray, 'Ben kapalı savunma oynayayım.' Şimdi bak, Fenerbahçeli oyuncular 18'in önüne kadar elini kolunu sallaya sallaya geliyor. Elini kolunu sallaya sallaya gelen adamlara bak: Alex, Vederson, Roberto Carlos. Bunlar 30 metreden vurdular mı manda bayıltırlar!.. Bunlar 30 metreden penaltı atarlar. Bu adamlar 30 metrede, 20 metrede bomboş, karşılayan Vestelli yok. Bu adamlara buradan 'Şut atın' diyen bir kenar adamı yok. Bir teknik direktör yok. 'Yahu 18'in içine girmek için uğraşmayın. Orası Vestelli dolu, orası mayın tarlası, açıktan vurun. 20 metreden kaleyi gören vursun' demiyorlar. Deivid'in o sallama şutunu yedikten sonra Vestel'in yedek kalecisi, Ufuk sakat, Vederson, Alex, Roberto Carlos, ortalama 15 şut atsa, 30 metreden gol olmaz mı? En azından denersin. Çünkü giremiyorsun 18'in içine. 18'de 9 Vestelli var, 5 de Fenerli geldiğinde 14 kişi oluyor. 18'in içinde 14 kişi varken, hangi topu oynayacaksın? Fenerbahçe 30 metreden frikik kazandığında topun başında 3 kişi var: Vederson, Roberto Carlos, Alex. 'Hangisi vuracak?' diye bakıyorsun. 20 metrede hareketli top, önü bomboş, vuran yok. Vurmak için ille duran top mu olması lazım? 'Hareketli topa vurulmaz' diye bir kural mı var? Hadi futbolcular maçın heyecanından bunun farkında değil. Hoca sen görmüyor musun? Devre arasında içeri girdiği zaman takım, 15 dakika sen bunların beyinlerini yıkamıyor musun? Yok. Öylece bakıyor. Ben nasıl bakıyorum televizyona o da öyle bakıyor.