Büyük skandal Çetinkaya, Kıbrıs Federasyonu kurucuları arasında. Maç yapması nasıl engellenebilir! Pistorius'un rekortmen atletlerle koşması çok önemli. İzin verenleri kutluyorum
Kıbrıs'ın kendi dışından bir takımla maç yapma isteği yine kursağında kaldı. Rumların baskısı sonucu karşılaşma iptal edildi. Bu sorun nasıl aşılacak ve Türkiye bu konuda üzerine düşeni yapıyor mu? Burada mesele şu: 'KKTC' diye bir devlet var. Bu devleti dünyada bir tek biz tanıyoruz. Başka kimse tanımıyor. Tanımayanlardan bir tanesi de FIFA. Togay Bayatlı yazıp duruyor: Faroe Adaları, FIFA'ya üye. Böyle bir devlet yok dünyada. Ama Kıbrıs adasının yarısı üye değil. Neden üye değil? Çünkü Kıbrıs'ın tanınmasını önleyen, engelleyen müthiş bir Rum lobisi var. Pakistan bile tanımıyor Kuzey Kıbrıs'ı düşünebiliyor musun! Bunlar FIFA'da da etkili ve Kıbrıs'ın FIFA üyesi olmasını engelliyorlar. Bizim gücümüz bu lobiyi aşıp, KKTC'yi FIFA üyesi yapmaya yetmiyor ve KKTC, FIFA üyesi olmadığı zaman da kural açık. KKTC takımıyla oynarsan, ister kulüp, ister milli takım, çok ağır cezalar verilir. FIFA, üyesi olmayan takımlarla gösteri maçı yapılmasını bile yasaklıyor. Kural bu... Ve yıllarca bu kural işledi. Peki Çetinkaya bu kuralı delmeye nasıl teşebbüs etti? Çok akılcı bir yolla. Dedi ki, 'Ben Luton Town ile KKTC olarak oynamak istemiyorum. Ben tanınan, Birleşmiş Milletler Üyesi, Avrupa Birliği Üyesi, Kıbrıs devletinin federasyonunu kuran kulüplerden biriyim. Binaenaleyh, ben Kıbrıs Federasyonu üyesiyim. Kıbrıs Federasyonu üyesi olarak ben her takım ile oynarım.' Doğru, mantıklı. Luton Town da oynamaya geldi. Fakat Rum lobisi derhal araya girdi ve FIFA'yı değil, İngiltere Federasyonu'nu etkileyerek, İngiltere Futbol Federasyonu'nun bu maça müdahale etmesini sağladı. İngiltere Futbol Federasyonu da Luton Town'a 'Oynarsanız sizi perişan ederim' anlamında tehdit telefonları ve yazıları gönderip maçı engelledi. Aslında bir skandaldır bu... Gerçekten de Çetinkaya, Kıbrıs Federasyonu'nun kurucu kulüplerinden bir tanesidir. FIFA üyesi Kıbrıs Federasyonu'nun bir takımının maç oynaması nasıl engellenebiliyor!..
ARAŞTIRMAK GEREKİYOR Pistorius'un protez bacaklarla engelsizlerle birlikte koşması tartışmaları da beraberinde getirdi. Siz Pistorius'un koşmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Sheefeld yarışlarında ilk kez seyrettim. Bir defa engelliler açısından çok güzel bir olay. Yani olayı sportif olarak değil, insancıl olarak, ahlaki olarak değerlendirirsen çok güzel. İki bacağı olmayan bir insanın, dünya şampiyonu, dünya rekortmeni atletlerle aynı yarışta koşması çok güzel. Engelliler yarışında koşması başka bir şey. Dünya rekortmeni atlerle bir yarışta koşması engelli dünyasına büyük bir moral, büyük bir heyecan verecektir, büyük bir coşku verecektir; dünyanın gözünü engelliler sorununa yeniden çekecektir, bu çok önemli bir olay. Onun için böyle bakmak lazım. Buna izin verenleri ben yürekten kutluyorum. İşin sportif yanına gelince o biyonik ayakların, bir takım avantajlar sağladığı da var ama dizden aşağıda kas olmadığı için dezavantajları da var. Bunların sonucu nasıl etkileyeceği ile ilgili bilimsel araştırmaların yapılması lazım. O zaman ancak resmi bir yarışta koşup koşmayacakları ortaya çıkacaktır. Ama ben bu tür yarışlara, sembolik de olsa katılmalarından yanayım. Canaydın, "UEFA'yı yine sadece Galatasaray alabilir" dedi. Katılıyor musunuz? UEFA Kupası'nı ve de Şampiyonlar Ligi Kupası'nı Türkiye'de, aklı başında her kulüp alabilir. Çünkü Avrupa futbolu çok geride. Yani Galatasaray'ın UEFA şampiyonu olduğu senelerdeki futbol da yok artık. 2000'li yılların futbolu da kalmadı. En basit işte; bu sene yerin dibine sokmadık mı biz Galatasaray'ı. Bu yerin dibine soktuğumuz Galatasaray'ı, 'Liverpool'da Liverpool'u yenemedi' diye eleştirmedik mi? Yeniyordu da az daha, aptalca yenildiler. O Liverpool şampiyon oldu. İşte Avrupa futbolu bu... Yeter ki doğru dürüst takım yapılsın, doğru dürüst çalıştırılsın...