Tarihi bitirdi Bütün gazete manşetlerini lanetliyorum. 'Seyrantepe, Galatasaray'ın olmadı. Ali Sami Yen Galatasaray'dan alındı.' Haber buydu ve bunu veren bir gazete yoktu Kahramanlar gibi geziyor Özhan Canaydın; 'Seyrantepe'yi bitirdi' diye. Seyrantepe'yi bitirmedin sen Ali Sami Yen'i, Galatasaray'ın tarihini bitirdin.. Mondragon'un kahrını çekmeye, ona eşek yükü ile para vermeye gerek yok. Beşiktaş'a gitmesine ramak kalmıştı. Aykut ve Fevzi ile devam etmek en iyisi
Seyrantepe'deki arazi, Ali Sami Yen Stadı karşılığında Galatasaray'a devredildi. Seyrantepe, Galatasaray'a verilmedi. Bütün gazetelerin manşetlerini lanetliyorum. 'Ali Sami Yen, Galatasaray'dan alındı.' Bu haberi veren bir tane gazete yoktu. Gazeteler 'Seyrantepe, Galatasaray'ın oldu' başlıklarıyla çıktılar. Hayır 'Ali Sami Yen, Galatasaray'dan alındı.' Haber budur. Şehrin göbeğindeki bir inci, Canaydın'ın beceriksizliği, başarısızlığı, yeteneksizliği nedeniyle Seyrantepe ile değiştirilmiştir. Olay budur.
TOKİ FIRSATI KAÇIRMADI _Yönetimin, Ali Sami Yen'den vazgeçmek için genel kuruldan izin alması gerektiği ve bu nedenle yürütmeyi durdurma kararının alınması için çalışmalar yapıldığı ifade ediliyor. Böyle bir şey mümkün olabilir mi? Nerede Galatasaray'da o işi yapacak adam! Galatasaray'da onu yapacak güçte, onu yapacak çapta adam olsa Özhan zaten bu kadar meydanı boş bulamazdı. Ali Sami Yen'in Seyrantepeleşme hikayesi başından sonuna bir yüz karasıdır. Bir roman olacak kadar yüz karasıdır. Yüzü kapkara olacak adam da Özhan Canaydın'dır. Bugün Ali Sami Yen, Fenerbahçe'nin stadından daha güzel, daha moderndi ve şu anda bitmişti. Şehrin göbeğinde, altında metro istasyonu var, yanında kapalı otoparkı var. Yani böyle bir stat kimsede olmaz. Yepyeni yaptığın zaman 100 tane etkinlik yaparsın. Konserdi, şuydu buydu. Allah'ın günü para basar. Sırf Özhan'ın becerisizliği, başarısızlığı nedeniyle bugüne gelindi. 'Ünal Aysal yapmadı' diye Ünal Aysal'ı kovaladı, Sahip Som'un peşine taktı Galatasaray'ı, '100 milyon dolar alacağım' diye onu da alamadı. Alp Yalman 60 milyon dolar buldu, 'oğluna komisyon çıkarıyor' diye dedikodu yayıp onu da reddetti. Ondan sonra ne kredi bulabildi, ne yaptırabilecek adam bulabildi. Devlete gitti 'Ali Sami Yen senin olsun, Seyrantepe de benim. Stadı yapın' dedi. TOKİ de balıklama atladı işin üstüne. Böyle bir yağlı kuyruğu kim kaçırır. Altın kolyeni veriyorsun, bakır kolye alıyorsun karşılığında. Çünkü senin o kolyeyi yapacak gücün yok. Kahramanlar gibi geziyor Canaydın. 'Seyrantepe'yi bitirdi' diye. Seyrantepe'yi bitirmedin sen, Ali Sami Yen'i bitirdin. Galatasaray'ın tarihini, geleneğini bitirdin.
STADA GELEMEYECEK _Bu arada Galatasaray Voleybol Takımı küme düştü! Evet. Yine gelemedi Ali Sami Yen'deki maça. Galatasaray'ın maçına gelemeyen bir Galatasaray Başkanı olabilir mi? Seyrantepe senin zaferinse gelsene oraya!.. Gelemiyor. Gelemeyecek. Galatasaray bu sene şampiyon olsa da gelemeyecek. İşte voleybol takımı küme düştü. Baskette Fener'in kızları bir kere daha yenmişler Galatasaray'ı. Galatasaray hiçbir zaman Fenerbahçe'nin böyle bir şamaroğlanı olmamıştı. Fener-Galatasaray maçı varsa sonucu herkes biliyor. Konu ne olursa olsun... _Galatasaray son haftalara girilirken toparlanmış görünüyor. Siz Çaykur Rize karşısında sergilenen futbolu nasıl buldunuz? Geçen hafta ile bu hafta arasındaki fark Hasan Şaş'ın eksikliğiydi. Hasan'ın eksikliğinin de ne kadar önemli olduğunu gördük. İkincisi, Çaykur Rize'nin ligden düşmesine şaşmamak lazım. Ben bu kadar kötü 1. lig takımı çok az gördüm. Çaykur Rize kötü olduğu zaman Galatasaray'ın nasıl oynadığını, hangi kalitede olduğunu söylemek kolay değil. Buna rağmen şöyle bir bakın; Galatasaray'ın 1. golü hakemin yarattığı bir çift vuruştan. Çaykur Rizespor'un gollük akınını kesti, Galatasaray lehine bir çift vuruş verdi, o vuruş gitti gol oldu. Galatasaray'ın ikinci golü tamamen bir tesadüf. Ayağa takılan top Galatasaraylıda kaldı. Her şeye rağmen Çaykur Rizespor'un net pozisyonları da vardı. Aykut'un çok kritik kurtarışları vardı. Kazanamayabilirdi Galatasaray... Galatasaray'ın öyle ahım şahım bir futbol oynadığını söyleyemeyiz.
_Rize karşısında Ümit ve Necati öne çıkan isimlerdi. Ümit ile Necati iyi anlaşıyorlar. Birbirlerini iyi görüyorlar. Özellikle gol pozisyonlarında çok iyi görüyorlar. Egoist davranmıyorlar. Aslında birbirlerine rakipler Ümit ve Necati. Hakan ve Hasan Kabze'yi de düşünürsek Galatasaray da forvet oynamak aslanın ağzında. Böyle bir durumda forvet oynayan futbolcuların egoist olması lazım ama Galatasaray'da bu egoizm yok. Hakan da, Necati de, Ümit de asist yapmayı seviyor.
İKİ KALECİ DE ÇOK İYİ _Bu sezon çok az maç oynamasına karşılık kendisini hazır tutmasını bilen Aykut'un kaleye geçme zamanın geldiğini söyleyebilir miyiz? Galatasaray yöneticisi olsam Mondragon'u tutmam. Galatasaray'ın iki kalecisi var ve ikisi de iyi. Aykut ile Fevzi devamlı oynadıkları zaman daha da iyi olacaklardır. Mondragon'un kahrını çekmeye, ona eşek yükü ile para vermeye gerek yok. Mondragon'un geçmişi de sabıkalı. Beşiktaş'ı kullanarak fiyatını nasıl artırdığını biliyoruz. Ramak kalmıştı Beşiktaş'a gitmesine. Onun için hiç gereği yok. Yani ben gelecek sezona Mondragon'la değil, Aykut ve Fevzi ile girerim.
_Ön çapraz bağları kopuk olmasına karşın Murat, büyük bir risk alarak Antalya maçında kaleye geçti. Futbol hayatını tehlikeye atması doğru mu? 'İnsanlık tarihinde yıldızın parladığı anlar' diye bir kitabı vardır Stefan Zweig'ın. O kitapta şunu anlatır: Büyüklük, deha aslında herkeste vardır. Önemli olan o büyüklüğü, o dehayı yıldızının parladığı anda gösterebilmek.' Kalecisiz Beşiktaş için yıldızı parladığı an Murat onu kullanmaya karar verdi. Hayat boyu ikinci sınıf bir kaleci olarak kalmaktansa, sahaya çıktı ve efsane bir kaleci oldu.