Bağ kalmamış Bu hafta şampiyonluğa oynayan 3 takımın pozisyonlarını toplasan bir eli geçmez. Kadroları iyi ama maça kötü hazırlanıyorlar Güneşi balçıkla sıvamayalım. Hocalar takımdan, takım hocadan kopmuş. Hal böyle olunca dünyanın en iyi hocası da olsa fayda etmez... FIFA, ofsayta kesin hüküm getirdi. Aynı hizadasınız ama parmağın açıksa ofsayt, kapalıysa ofsayt değil. Çakar'ın 'gol' demesini yadırgadım
Merakla beklenen derbiden beraberlik çıktı ve ortaya konulan futbol genelde beğenilmedi. Geçen hafta siz de böyle bir futbol beklediğinizi söylemiştiniz. İki şampiyonluk adayının bu kadar kötü olmasının sebebi neydi? Bu maçların eleştirilerini bana önceden yazdırmaktan vazgeç!.. Sonradan söyleyecek pek fazla bir şey kalmıyor. Ya da bu söyleşilerden vazgeçelim. Çünkü değişen bir şey yok Türk sporunda, ben de değişik bir şey söyleyemiyorum. Türkiye'de şampiyonluğa oynayan 3 takım var: Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş... Bunların cumartesi ve pazar günü oynadığı maçlarda girdiği gol pozisyonunu işaret etmek için bir el yeter. İkinci ele lüzum yok.
'Vay bu nasıl kaçtı' diyebileceğim pozisyon sayısı 5'i geçmiyor. 'Ah kaçmazdı' diyeceğin pozisyon sayısı kafalara göre değişir; onun için '5' diyorum, yoksa 2 falan... Biraz da iyimser bir görüşle 5. 'Müdafalar harika oynuyor' desek Türkiye'deki savunmaların hali de meydanda. Önceki hafta Antalya'dan 4 yemiş Beşiktaş savunmasına karşı Fenerbahçe'nin pozisyonu yok. Antalya maçını incelemişler. Antalya'nın Beşiktaş savunmasının arkasına attığı her topun gol pozisyonu olduğunu görmüşler, aynı futbolu oynadı Fenerbahçe. Tek farkla, Antalya'nın forvetleri, Coşkun kardeşim başta, Beşiktaş savunma hattının yarım metre gerisinde duruyorlardı. Antalya 4 gol attı, Fenerbahçe 8 defa ofsayta düştü. Gol pozisyonu olmaz şu veya bu sebeple ama sen şampiyonluğa oynayan takımların maçlarında güzel sahneler hazırlarsın. 'Vay be ne şut, ne çalım, ne pastı' denilecek. Bu iki maçta, bu tür çıkaracağın pozisyonların sayısı da yine bir eli geçmez... O zaman Türkiye'de oynanan futbolun iyi olduğunu, seyre değer olduğunu nasıl söyleyebilirsin!.. Yani insanların futboldan uzaklaşmaları, nefret etmeleri için her şeyi yapıyorsun. Takımlara baktığın zaman kadroları kötü değil ama kötü oynatılıyorlar, kötü yönetiliyorlar, kötü hazırlanıyorlar maçlara. Havaya giremiyorlar.
Her an patlayabilir
_İki takımın da mutlak puan alması gereken bir karşılaşmaydı. Bu biraz da hocaların birbirlerinden çekinmelerine yol açmış olabilir mi? Bu haftada açık bir gerçek var; güneşi balçıkla sıvamayalım. Hocalar takımlarından kopmuş. Hoca takımdan, takım hocadan koptuğu zaman, o hoca dünyanın en büyük hocası olsa, artık o takıma fayda etmez. Ben hocaların yeteneklerini tartışmıyorum artık, ortada bir gerçek var. Galatasaray'ın futbolcuları Gerets'i sevmiyor, Beşiktaşlı futbolcular Tigana'dan nefret ediyor, Fenerbahçe'nin oyuncuları Zico'ya inanmıyorlar. O zaman da yapacak fazla bir şey kalmıyor. Kezman, Brezilya cuntasına, Hasan Şaş forma bulamamasına itiraz ediyor, Beşiktaş'ta zaten itirazlar başından beri var. Tabii bunlar düdüklü tencerinin, buhar düdüğünü çok zorlayan bir iki çıkış. Aslında içeride patlamaya yol açacak kadar basınç var. Ama futbolcuların neticede kaderleri. Bu adamların elindeler ve bu adamların görünüşe göre, maddi sebeplerle gitmesi mümkün değil. Hepsinin yüklü tazminatı var. Hiçbiri istifayı düşünmüyor. Bugünkü yönetimlerin de bu tazminatları ödeyecek gücü yok. Bunlar burada kalacaklar, 'o zaman biz de mümkün olduğu kadar idare etmeye çalışalım' diyorlar ama perde arkasında olayı ne kadar gizlerlerse gizlesinler sahada ortaya çıkıyor. Ortaya çıkıyor ki bu futbolcular hocaları için oynamıyor. _Deivid'in sayılmayan ve yorumcuların farklı görüşler dile getirmesine yol açan gol için görüşünüz nedir? Ben maçı televizyondan seyrettim. Televizyon çok güzel görüntüler verdi pozisyonla ilgili. Hatta ofsayt çizgisini çizerek. Daha önce, parmağın bile önde olsa, eğer oyuncular hizadaysa ofsayt değil kuralı vardı. Hakemlere şüphe ettikleri pozisyonda bayrağı kaldırmama hakkı verilmişti. Yani golü teşvik eden bir yorum vardı. Ama bu Dünya Kupası öncesi FIFA, ofsayta çok keskin bir yorum getirdi, aynı hizadasınız ama senin parmağın önde, uzatmışsın parmağını, kapalı olsa ofsayt değil, açık olsa ofsayt. Kural bu kadar keskin oldu. Deivid öndeydi. Ahmet Çakar'ın neye dayanarak böyle bir yorum yaptığını anlamakta gerçekten güçlük çektim. Yani sahada öyle görünmüş olabilir ama televizyondan baktığın zaman çok açık bir şekilde ofsayt. Tartışılmayacak bir şekilde. Yoruma gerek yok. Geometrik çizgiyle Deivid önde.
Carlos'a itirazım yok
_Zico devre arasında yönetimden Türk oyuncu transfer edilmesini isteyeceğini söyledi. Fenerbahçe'nin yeni bir futbolcuya ihtiyacı var mı? Fenerbahçe'nin elindeki kadroya bakarsan transfere ihtiyacı yok. Fazlası var, eksiği yok. Hemen her yerde Fenerbahçe'nin oynatacağı iki oyuncu var. Tek sorun, Rüştü'nün sakatlanması. Uzun sürebilir ama Volkan'ın yedeğinin çok iyi bir kaleci olduğunu Fenerbahçe muhabirleri söylüyorlar. Fenerbahçe sahaya iki takım çıkaracak güce sahip. Yani Fenerbahçe'nin acil bir oyuncu ihtiyacı hiçbir noktada yok. Fener'in ihtiyacı şudur: Bir süper adam getirirsin, adıyla sanıyla, tribünleri coşturacak. Roberto Carlos mesela. Getirirsin, ona itirazım yok ama Roberto Carlos'a Fenerbahçe'nin ihtiyacı var mı futbolcu olarak? Ümit Özat da Uğur Boral da o mevkide gayet iyi. Carlos bir başka hava verir takıma. Fenerbahçe'nin getireceği adam böyle olmalı. Türkiye'nin genelinde böyle bir heyecan yaratacak bir adam yok. Fenerbahçe'nin yabancı oyuncu kontenjanı zaten dolu, bunlardan vazgeçilecek durumda olan da yok görünüşe göre. Zico'nun, 'yerli adam falan filan' demesinin sebebi de şu olabilir: Takıma bir mesaj veriyor. "Hiçbirinizin yeri garanti değil, ben adam bulduğumda sizin yerinize koyarım" diyerek takımı itmek istiyor gibi geliyor bana. Gözdağı açıklamaları bunlar.