Tümer'e kulak verin Herkes, "sıradışı" futbolcu olamaz. Tümer Metin, işte bu ender futbolculardan birisi. Yaşam tarzı; bol para, kaçamak ve renkli gecelerle dolu bazı starlarla uyuşmuyor. Futbolcunun başka şeylere de kafa yormasını isteyen, kalitesizliğe isyan eden bir ruh hali var. Bir gün uzun bir Avrupa yolculuğunda uçağın en arkasında onu sigara içerken gördüm. Bir tane de ben yaktım. Günde 7 sigara içermiş. "Normal" dedim. Maç günleri ve maç sonrasının gecesinde asla içmezmiş. Bana, önündeki 10 yılın tüm plan ve projelerinin hazır olduğunu, futbolu bıraktıktan sonra meşin top dünyasıyla ilgilenmeyeceğini, halen de yapmakta olduğu işi geliştireceğini, askerliğini, dışarıda oynama isteğini anlattı.
Gazeteci Oya Doğan, onunla hafta sonu tam sayfa güzel bir söyleşi yapmış. Tümer, "Benim hayatımda acı, sahada kavga, ters giden bir şeyler olmalı" diyor. Anımsayın... Milli Takım'ın İsviçre ile oynadığı maçlar öncesi ters giden durumunu, tek başına Danimarka, Ukrayna ve Arnavutluk maçlarında düzeltmeyi başarmıştı. Sergen ile konuşmadığını itiraf ediyor. "Ama" diyor; "Gol attığında koşar, sarılırım ona. Çünkü sahadaki Sergen'e saygım var..." F.Bahçe maçlarındaki başarısını, Eminem'in bir şarkısını dinleyerek sahaya çıkmasına bağlayan, aynaya baktığı zaman iki Tümer gördüğünü söyleyen, çantasında hep kitap taşıyan, zihinlerdeki "topçu" imajını yıkan birisi o.. Tümer, 5 yıldır bana futbol ve kişilik keyfi verdi. Bugünlerde eğer renk değiştirme gibi bir olaya imza atarsa, verdiği mesajlar ve kişiligi sıfıra iner. Böyle bir şey yapar mı? Mümkün değil...