Adam ölene kadar polis yok İzmir'e giden Fenerbahçeli taraftarlar tarafından Sakarya'da 1 kişi öldürüldü. Bir can, bir kupaya değer mi! Bunun sorumluluğunu kim ödeyecek? Bu da aslında polisin zaafiyeti. Türkiye'de deplasmanlara giden otobüslerin hepsinde silah var. Bunu herkes biliyor. Polis de biliyor. İçişleri Bakanı "Ben bilmiyorum" derse, 'Sen ne safsın!" derim. Emniyet Genel Müdürü, "Ben bilmiyorum" derse, ona da "Sen ne safsın!" derim. Çevrilen her otobüste döner bıçakları, falçatalar, şunlar bunlar var. Yani İstanbul'dan bir silah deposu Denizli'ye doğru gidiyor, bir sürü ilden geçiyor, bu illerin polisleri, "Dur bir bakalım" demiyor mu? Böyle bile bile lades olur mu? Adam İstanbul'dan pervasız, korkusuz, umursuz bir şekilde benim yolun Denizli'ye kadar açık. "Keserim, yakarım, biçerim" diye çıkıyor. O arabaları İstanbul'dan çıktığında çevirsen, üzerinde silah çıkan adamları da maçın sonuna kadar gözaltında tutsan olmaz mı? Hayır. Adam ölene kadar polis ortada yok. Irak sınırında bomba yüklü PKK çetesinin girdiğini biliyorsun ve İstanbul'a kadar serbest bırakıyorsun. Sonra 'Aa İstanbul bombalanmış.' Aynı şey değil mi? Aynı bomba İstanbul'dan Denizli'ye gidiyor... Fenerliler, Trabzon'a giderken, durdurmayı, maça sokmamayı biliyorsun! Peki bu ne! Adamına, maçına, emniyet müdürüne, vilayetine göre mi durum yani! Bu tamamen polisin ayıbıdır. Polis böyle davrandığı sürece de bombalar deplasman yollarında patlamaya devam edecekler.