Olmasın daha iyi Gerets, G.Saray'ı taşıyamıyor. Önünde oynanan maçın farkında değil. Takımın başında kalırsa gelecek sene yeni bir Tromsö faciası yaşanır Adnan Polat, iddiası olmadığı bir maçta Beşiktaş'ın hırslanmasına neden oldu. Hasan Kabze'nin son dakika golü G.Saray'ı değil Polat'ı kurtardı Mantıklı bir G.Saraylı için en iyisi şampiyonluğu kazanmamak. Şampiyon olunması halinde yönetim kötü olan Gerets'i gönderemez
Lig ikincisi Galatasaray karşısında, şampiyonluğa oynayan Beşiktaş gibiydi. Galatasaray'daki bu düşüşü neye bağlıyorsunuz? Galatasaray, gelecek sene Şampiyonlar Ligi'nde oynayacak. Mantıklı bir Galatasaraylı, iyi bir Galatasaraylı için en iyi sonuç şampiyonluğu kazanmamak olur. Çünkü Galatasaray şampiyon olursa kötü olduğu bilindiği halde Gerets'i değiştiremez. Çünkü gelecek yıl başarılı olamazlarsa, "Takımı şampiyon yapan hocayı niye gönderdin" diye yönetimin canına okurlar. Lucescu'da olduğu gibi. Yönetim de bunu göze alamayacağı için Gerets'le yoluna devam eder.
HİÇ FARKINDA DEĞİL Gelecek sene de yeni bir Tromsö faciası daha yaşanır.
Galatasaray'ı taşıyamıyor Gerets. Adam belki iyi antrenör bilmiyorum, ama dünyanın en kötü teknik direktörü. Önünde oynanan maçın farkında değil, hangi oyuncu iyi, hangisi kötü farkında değil. Maçtan evvel televizyonu izliyorum. Levent Tüzemen, "Necati haftalardır çok kötü. Hiçbir şey yapmıyor. Niye Hasan Kabze'yi oynatmıyor, anlamıyorum" diyor. Levent Tüzemen bir futbol dehası olarak konuşmuyor. Herhangi bir futbol seyircisi bunu farkında. Levent de gazeteci olduğu için, yorumcu olduğu için bunu cesaretle dile getiriyor. Herkesten farkı o. Herkesten farkı olan da Gerets. Necati'nin nasıl bir çöküntü içinde olduğunun farkında değil. Hasan Kabze'nin nasıl ateş gibi olduğunu farkında değil. Necati'yle takımı 10 kişi oynatıyor. Dakikalar boyunca. Beşiktaş galip duruma geçmese hala oynamaya devam edecek. Hasan Kabze ile Necati'nin formlarının farkında değil. Cihan'ı her hafta söylemekten dilimde tüy bitti. Ama adam golü yedirdi devam etti; harika bir şutu Beşiktaş beki gibi önledi devam etti; Cordoba'yla karşı karşıya ıska geçince artık herhalde yapacak bir şey kalmadı. Cihan'dan bek falan olmayacağını farkında değil. Uğur gibi, Arda gibi iki genci sırf bu Cihan yüzünden sildi. Galatasaray'ın mutlak kazanması gereken bir maç ve oyundan İliç'i çıkardı. Olacak şey değil! Orada Saidou dökülüyor, İliç inanılmaz bir şekilde bu defa savunmaya da yardım ederek oynuyor ama farkında değil. Oyundan çıktığı anda Galatasaray'ın en çok top kapan adamıydı. İliç'in bu maç çok değişik oynadığını, çok iyi oynadığını göremedi. Kenarda Aydın hazırlanırken, biz, "Ya İliç'i çıkartacak, ya Hasan Şaş'ı" dedik. Seyirci artık Gerets'in sahadaki en iyi adamları dışarı aldığını biliyor. O Erdal Keser niye yanında duruyor anlamıyorum! Erdal Keser, Mustafa Denizli ve Derwall'le çalışmış bir kişi. Mustafa hocanın, Derwall'e nasıl kafa tuttuğunu en iyi bilen birisi. Demez mi hoca, ne yapıyorsun, deli misin, divane misin? Maçı Beşiktaş'a satmak mı istiyorsun, İliç'i çıkartıyorsun! Öyle duruyor Erdal. Böyle antrenörlük olmaz. Stumpf'un zaten ağzını açtığı yok, orada oturuyor. Galatasaray'da antrenör yok. Teknik direktör de teknikten habersiz. Galatasaray tarihinde bu kadar kötü yönetilmedi. Olacak şey değil. Ve Galatasaray şampiyon olursa seneyi de kaybeder.
MEDYAYA KOZ VERDİ _ Derbi öncesi Beşiktaş'ın maça asılmayacağı yönünde spekülasyonlar vardı. Maç sonunda da beklendiği gibi Galatasaray kazandı. Beşiktaş'ın futbolu sizde bir şüphe uyandırdı mı? En çirkin komplo teorilerine dahi yer bırakmayacak kadar ciddi bir maç oynandı. Açıkçası Fenerbahçe maçının yorgunu 120 dakika oynamış ve de üstelik Türkiye Kupası'nı kazanarak, gazı iyice alınmış Beşiktaş'ın ben şike yapacağını tahmin etmiyordum ama maça bu kadar asılacağı da aklımın köşesinden geçmiyordu. Yolda karşılaştığımız Beşiktaş seyircisi de bir derbi havasında değildi. Yani 'Beşiktaş öyle çıkar, maçın sonucu da Galatasaray'a bağlı olur' diye düşünüyordum. Ama Beşiktaş müthiş bir futbol oynadı. Hatta Türkiye Kupası final maçından daha fazla asıldı bu karşılaşmaya. Bunun sebebi Adnan Polat. Yıldırım Demirören zaten bir gaf yapıp, "Galatasaray'ın şampiyon olmasını tercih ediyorum" demişti. Diyebilir. Ama kulüp başkanı olarak yine de bir gaftır bu. Ve bunun gürültüleri yeni yeni yatışırken, sen kalk maçtan bir hafta evvel Popermoon'da yemek ye. Zaten bahane arayan kutsal ittifak medyasının eline bu büyük silahı ver.
KIYAMET KOPARDI Ondan sonra savunması da ne kadar kötü! Kulüp yönetimine gelenler herkesi geri zekalı falan zannediyor herhalde. "Gizli bir şey konuşacak olsak, herkesin içinde mi buluşurduk" demek ne zamandan beri mazeret oldu. İnsan gizli bir şeyi herkesin içinde konuşur. İstanbul'un çok ücra bir köşesinde Yıldırım Demirören'le buluşsa bu gizli kalır mı? Bu öğrenilse kıyamet kopmaz mı? Bu kadar basit bir mantığa dahi akılları ermiyor ve zannediyorlar ki, halk bunları yutar. Masum bir yemek olabilir, dost, kardeş yemeği olabilir. Ama derbiden bir hafta evvel birlikte yemek yemesen ölür müsün? Adnan Polat'ın sayesinde Beşiktaş ateşlendi. Ve hiçbir iddiasının olmadığı bir maçta, sezon içinde hiç olmadığı kadar iddialı oynadı. Hasan Kabze'nin son dakika golü Galatasaray'ı değil; Adnan Polat'ı kurtardı.