Çimenler ağladı! Son hafta oynadıkları sıkıntılı maçlar neticesinde ligdeki karizmaları çizilen iki takımın Türkiye Kupası yarı finali ikinci ayağındaki müsabakaları adeta angarya gibi başladı. F.Bahçe de, Denizli de kafalarında dün akşamki maçtan daha ziyade hafta sonunda iki takımında kaderini ilgilendiren müsabakaları düşünüyorlardı. Çünkü şampiyon olmak için F.Bahçe'nin G.Saray'ı kesin yenmesi Denizlispor'un da kümeden düşmemek için de G.Birliği'ne Ankara'da kaybetmemesi şarttı. İlk 45 dakikada ortaya konan futbola ne denebilir diye düşündüğümde, sempatik komedyen Cem Yılmaz'ın son reklam filmindeki peruklu tiplemesinin dile getirdiği "Asfalt ağladı beeee" cümlesi gibi, bu maçta oynanan futbolun kalitesi adına "Çimenler ağladı beee" demekten başka bir cümle bulamıyorum. Mehmet Yozgatlı'nın kazandırdığı golle Fenerbahçe devreyi 1-0 önde kapattı. Fakat Alex'in yokluğunda onun yerine duran topları kullanan Mehmet Yozgatlı'nın vuruşları sonrasında Alex'in kıymeti bir kez daha anlaşılmıştır diyebiliriz. İkinci yarıda Türkiye Kupası finalisti olduğunu hatırlayan F.Bahçe oyuna biraz daha renk getirmek, az sayıda da olsa tribünlere gelen vefakar seyircilerini mutlu edebilmek gayesiyle maça asıldı ve Semih'in attığı gollerle skoru 3-0'a taşıdı. Böylece 23 yıl aradan sonra Türkiye Kupası'nın kulpunu F.Bahçe'nin sıkı sıkı tuttuğunu söyleyebiliriz. Bu yılı çifte kupayla kapatmak isteyen takımın Manisaspor karşısındaki hezimeti taraftarına unutturması için G.Saray'ı yenmesinin şart olduğu da aşikardır.