En İyisi Canaydın Galatasaray zor bir durumda ve aday olacak kişinin, iyi bir programı ve ekibi olması gerekiyor. Ortada aday falan yok; 6 maceraperest var
Kongre bile bile 'Canaydın'ı seçti' diye üyelikten istifa etmiştim. Ama bugün 6 adaydan birisine oy verecek olsam Özhan'a verirdim
"Duayenlerin önderliğinde güçlü bir yönetim kurulsun" deniyor. Bu tamamen bir hayaldir. Yapay yönetimlerle bir yere varılmaz
***
Aday çıkmaması sıkıntı yaratan Galatasaray'da 6 aday çıkmasıyla birlikte bu kez "bölünürüz" korkusu yaşanmaya başladı. Birleşme çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Ortada aday falan yok. Galatasaray sıradan bir kurum değil.
Konut kooperatifi falan hiç değil. Galatasaray, Türkiye'nin en büyük kulüplerinden bir tanesi ve çok büyük bir kriz içinde. Gelecek sene UEFA kriterleri uygulanacak ve Galatasaray transfer yapamayacak halde. Dehşet bir durumu var. Böyle bir durumda Galatasaray Başkanlığına aday olacak kişinin, "Ben şunlarla geliyorum, programım da şudur, kulübü kurtarmaya talibim" demesi gerekiyor. Hangisinin yanında kim var belli mi? Bırakın 15 kişilik yönetim kurulunu ikinci adamları belli mi? Program denen bir şey yok ortada. Efendim Galatasaray'ın şu kadar borcu var, gelirini giderinin üstüne çıkarırsak borç kapanır. Hadi canım sende. Bunu zaten herkes biliyor. Böyle mi kurtaracaklar Galatasaray'ı! Aday falan yok, kimse kimseyi kandırmasın. 6 tane maceraperest var.
BELKİ DERS ALMIŞTIR Siyaset meydanı yapıldı saatlerce; kim dişe dokunur bir laf etti? Vay be gelirse Galatasaray'ı kurtarabilir denecek bir kişi çıktı mı? Geçen kongre sonrası ben kongre üyeliğinden istifa ettim. "Canaydın, kulübü uçuruma götürüyor, bunu bile bile yine ona oy veren kongrede üye olmak benim için artık prestijli bir şey değildir" dedim. Ve nitekim Özhan'ın kulübü ne duruma getirdiği de meydanda. Ama bugün üye olsaydım; ve şu 6 adaydan birisine oy vermek zorunda kalsam Özhan'a verirdim. Çünkü öbürleri 'hiçbir şey' demiyor. Bu hiç değilse '4 senelik tecrübesiyle yaptığı yanlışlardan ders almıştır. Belki bu kez bir şeyler yapabilir' diye bir ümitle ona oy verirdim. Öbürlerinde böyle bir sebep de yok. 'Özhan'ı seçtiler' diye kongreden istifa eden Hıncal Uluç, 'Bugün olsa Özhan'a verirdim' diyorsa anlayın gerisini.
ALP'İN ALTI OYULDU Canaydın veya Haznedaroğlu başkanlığında güçlü bir yönetim kurulması yönünde öneriler var. Böyle bir yönetim başarılı olabilir mi? Ben bu tür önerilerden nefret ediyorum. Yapay yönetimlerle hiçbir yere varılmaz. Çünkü o yapay yönetimlere girenler Galatasaray'a hizmet etmek için uğraşmıyorlar. Başkanın altını oyup kendilerine yol açmaya uğraşıyorlar. Galatasaray tarihinin en güçlü yönetimlerinden birisini Alp Yalman kurdu. Özhan Canaydın, Faruk Süren, Ateş Ünal Erzen vardı altında. Alp'in altından öyle bir çektiler ki koltuğu, Alp tepe taklak aşağıya düştü. Galatasaray'ın, Derwall'le başlayan çıkışının, hatta Türk futboluna yansıyan reformların mimarıdır Yalman ama altı oyuldu. Şimdi başkan adayı ama adı geçmiyor. Ben bir işe hem de zor bir işe girişiyorsam kendi ekibimle gelirim. Bana empoze edilen isimlerle değil, benim ayağımı kaydırıp yerime geçmek isteyen isimlerle değil. Bu dönemde de Turgay Kıran ve Ergun Gürsoy baskıyla yönetime girdiler, ardından birbirlerine düştüler ve Özhan'ı da, Galatasaray'ı da perişan ettiler. Şimdi bunu bile bile hâlâ "Bir takım duayenler toplansınlar da güçlü bir yönetim oluşturulsun" falan deniyor. Bunlar tamamen hayal ürünü. Zorlama ile bir yere varılmaz. _Kadıköy'de 6 senedir kazanamayan Galatasaray, bir kez daha yenildi. Mağlubiyeti ve Kadıköy fobisini neye bağlıyorsunuz? Oyunun görünümünde Galatasaray'ın Kadıköy'de bir fobisi olduğu izlenimini veren hiçbir şey yoktu. Gayet gözdolduran bir oyun oynadılar. Kazanabilirlerdi de. İki tane talihsiz gol yediler. Bu golleri Fenerbahçe'nin iyi futbolu sonucu gelmediği açık. Bizim kutsal ittifak medyamız göklere çıkarıyor ama maçın hakemi Cüneyt Çakır da Galatasaray'ın yenilgisinde başrolü oynadı. Maçın ilk 15 dakikasında Fenerbahçe, tam bir biçerdöver gibi oynadı ve Galatasaray'ı sindirdi. Müthiş bir hırsla başlamıştı Galatasaray. Başta Appiah olmak üzere öylesine sert, öylesine kasıtlı fauller yaptılar ki; Galatasaray'ın hızını kestiler bu süre içinde. Appiah'a 2 sarıdan kırmızı çıkartılabilirdi, üstüne 5 tane daha sarı kart çıkartabilirdi. Bunların hiçbirini çıkartmadı. Buna karşılık aldıkları sert darbelere itiraz eden Galatasaraylıların hepsine sarı kart göstererek, Galatasaray'ı oynayamaz hale getirdi. Ve maçı resmen Galatasaray'dan alıp Fenerbahçe'ye getirdi. Böyle olduğu içinde medya tarafından göklere çıkartıldı.
G.SARAY TURU GEÇER _Daum'un da hakemden şikayeti vardı. Fener aleyhine hatalar var mıydı? Fenerbahçeliler hakemden şikayet ederek suçluyken, güçlü durumuna gelmeyi seviyorlar. Sene başından beri hakemlerin Fenerbahçe'yi ne kadar tuttuğu açık, bu ithamların altında kalmamak için kendileri önceliği alıp itham ediyorlar. Ama göz var nizam var. Galatasaray, Fenerbahçe seyircisi ve sahasında tek forvetle oynarken, 3 forvetle sahaya çıkabiliyor. Cesaret farkı meydanda. Ali Sami Yen faktörünü de üzerine koyduğunuz zaman Galatasaray turu geçer. Tabii gene hakem müdahalesi olmazsa. _Gerets'in kupada Aykut'a görev vermesi uçuk bir karar olarak bulundu. Bu görüşe katılıyor musunuz? Galatasaray'ın kalesini gelecekte koruyacak adam Aykut'tur, Fevzi'dir. Bu arkadaşlara şans verilmesi lazım. Bu şansı sen herhangi bir özelliği ve güzelliği kalmayan, istastiki bir sonuç olmaktan öteye gitmeyen Türkiye Kupası maçlarında da vermezsen, kaleyi Mondragon'a mahkum edersin. Mondragon da Galatasaraylılar gayet iyi bilirler; inanılacak güvenilecek bir adam değil. Para sözkonusu olduğu zaman her şeyi unutup kaçmayı düşünür. Gerets'in bence en doğru kararıydı. Aykut kazanılması gereken bir kaleci ve ancak böyle kazanılabilir.