Teşhir kampanyası Gayrimenkul zengini ve devlet kaynaklarından beslenmeye, korunmaya alışmış kulübümüz için, hani o beylik söylemle "F.Bahçe medyası" bir kampanya başlattı. Beyin yıkama ve gerçekleri ters yüz etme işini iyi bilen tek bir kalemle aynı kelamları ifade eden organize köşe yazarlarının mızrakları, artık çuvala sığmaz oldu. Yıllar öncesinden 1985 yılından bir kampanya hatırlıyorum. "Bir kibrit de sen çak" kampanyası. O zaman İstanbul'da yalnızca tek merkezden alınabilen ehliyetime kavuşabilmek için, zorla iki adet bilet almak zorunda bırakılmıştım. Hatırı sayılır da bir paraydı ve helal etmiyorum. Ne güzel değil mi? Şimdi Sn. Demirören bambaşka söylemlerle çıkıyor ortaya ama... Medyadaki bazı aklıevveller de, maskelerini ve mesleklerini bir yana bırakıp 'yardım kampanyası' başlattılar.
F.Bahçe nefreti! Ancak üzerinde durulacak asıl mesele bambaşka... Papermoon tarikatına mensup bu etik kardinalleri 'teşhis' aşamasından 'teşhir' boyutuna düşey geçiş yaptılar. Kim yardım vadetmiş, kim etmemiş, kim vermiş kim vermemiş noktasında, sicil ve sabıka kaydı tutuyor, yetmiyor bir de teşhir ediyorlar. Hem köşelerinden, hem spor sayfalarından, hem de ulusal kanalların ekranlarından. Bunu yaptıran kulüp sevgileri olsa o da anlaşılabilir ama o değil; tamamen F.Bahçe nefreti ve kompleksi. Sorunun kaynağına inip araştırmak yerine, giriştikleri işgüzarlığa bir bakın. Kim bunlar; Jardel fiyaskosunu sümenaltı edip, Ortega ve Anelka'yı yerden yere vuranlar. Devletten tek kuruş almamış F.Bahçe'ye yarattığı kaynaklar nedeniyle saldıranlar. Bunların bir de beslemeleri, yanaşmaları olmaya, yörüngelerinden ayin yapmaya dünden teşne F.Bahçe yazarları... Anladınız değil mi?